Seferi kırlangıçlar gibiydi salkım saçak gidişler,
Töhmet altında kalan tutunamayışlardı sükûnetim,
Canhıraş bir çaresizlik beklerdi nihayetinde,
Vazgeçsem utanacak olur hasret olgusu.
Şirazemizin kaydığı belli damağımızda,
Sen kaldın...
Netameli duruşuna kaç kibrit çaktım bilsen,
Üstelik dilimde bitmeyen bir bozlak ama,
Ne bozlak!
Duysan gitmeyecek bir yangının kokusu.
Bu gecede yine isyanıma düştü silüetin,
Midilli'ye vururdu Asos'taki hayalimin gölgesi,
Yetmezdi içimdeki bozgunu dizginlemeye,
Köz olsa kıskanacak sol yanın sorgusu.
Kin tutardı özlemim, kibrine yenik düşerdi,
Yine de yutamazdım tabağındaki peyniri kavunu,
Ya gelirse, ya şişeyi boş görürse vah ki ne vah?
Bekleyişlerimin bitmeyen yegâne korkusu.
Harmanlıyordum her günü yokluğunla
Varlığına...
Ağır basan hep hüzünlü şarkıların nakaratları,
Gelsen bana sevmeyi öğretsen, ben sana yanmayı,
Sarıp sarmalasa keşke bizi vuslat duygusu.
Kayıt Tarihi : 6.08.2026 14:53:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Masadan kalanlar




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!