Bir yokuştan inercesine sabaha koşuyor gözlerim.
Yüreğimde sönen bir yangının soğutma çalışmaları bu cümlelerim
Sağa sola yatırmayacağım hiçbir şeyi
Uykusuzluğum senlerden sebep
Sensizliğin milyon kere yüzüne tüküreyim.
Ve sessizlik
Her şeyin başladığı yerde,
Umutlar filizlenir ve yeniden yeşerir kelimeler gönülden
Ruhlar susunca gecenin derinliğin de,kalp konuşur seni kendiyle
Ve şiir başlayacak yeniden
Sonra bir gün sen çıkıp geldin,
Gözlerinde bir kuşun yarım kalmış kanat çırpınışı,
Sözlerinde baharın yırtılmış sayfaları,
Geldin, tüm sessizlikleri bozdun.
Ben yağmur tanelerinde,
Senin adını aradım, sanki her düşen damla
Gizlediği bir sır gibi bana senin öykünü anlatıyordu.
Kayıp ülkeler kurdum zihnimin sınırlarında,
Bir doğuşu vardır insanin
Bir huzursuzluğu bir kayboluşu
Sebebini bilmediği
derin bir arayışı vardır hep
ve sorgusu
Sorgulanırken sorgulamak sürekli
Benim şahsî kurgularım vardır, sürekli düşündüren ve düşündükçe beynimi kemiren. İçimde çok kalabalık insan manzaraları, yığınlar, köpekler, kolej kızları.
Yolunda gitmeyen daha bir sürü olgular ve algılar karmaşası galiba artık yoruyor beni.
Öncesi sonrasının izdüşümüdür yaşamın.
Geçmişe takılıp kalmışım işte, gün geçmiyor ki seni yeniden hatırlayıp biraz tebessüm biraz hayal ve sonunda kahır. Özlemlerim rüzgarla büyüyen bir yangın gibi yüreğimin bozkırında ve nerden müdahale etsem başka bir yöne savruluyor sensizlik.
Şimdi çıkıp gelsen ne olur ki istersen bağır çağır en büyük küfürleri et bana eğer toparlanacaksa bu dağılmış inci taneleri sevdamız ya da hiçbir şey söylemeden sadece sarıl, değdir yüreğini yüreğime barıştır acılarımızı herkesten ayırıp karıştır bizden olan yine bizi.
Seni sevmek
Paslı bir çivi gibidir içimde çakılıp duran hasretin,
Hani el değmemiş yaralar gibi kanar en beklenmedik anda.
Gören gözler eskimiş zanneder bu sevdayı,
Ama bilmezler; her gece o eskiyen anıları sırtlanıp
Yeniden uyanırım seninle, sanki hiç geçmemişcesine yıllar.
Gözlerim gözlerine değdiği vakit
Içimde bir ceylan sekmesi
Hele sesini duyunca bilsen
ağlara takılmış bir ispinoz
Göğsümün çarpıntısı
Hele ellerin ellerımdeyken
Gecenin asil ve siyah duruluğunda
İnceden bir seyirti sökün ediyor
Kalbimin sana değen çıkmazlarında.
Şimdi bütün kederleri usulca bir yana bırakıp,
Cesur bir savaşçı gibi
Elimdeki kalemi bir bayrak misali dikmeliyim
Yaz bitmek üzere
ve sen beni unutmuş gibisin
Hasretin büyüyor günden güne
geçip gidiyor mevsimler
Sen geçip gidiyorsun içimden ellerimden gözlerimden
Bilmiyorsun ve bitmiyorsun




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!