Şimdi oturmuş enkazlar arasından sana dair yıkılışlarımı izliyorum, hep geç kalan şafakları
Bir çatal yol beliriyor gözbebeklerimde
Bir yanı derleyip toplama derdinde bu sevdayı, bir yanı, evleri yıkılmış, köyleri yakılmış ve mecburi bir göç hazırlığında bir babanın çocuklarının yüzüne mahcup bakışları, doksanlarda uzak bir dağ köyünde.
Gitmek mi kolay yoksa direnmek mi
Bunlar
Kalbimdeki saklı kelimeler
Sana sessiz kelimeler biriktirdim
geçen zaman içinde
Ne büyük sözlerim var sana,
İYİYİM!..
Buruk bir sabahın inilteliriyle uyandım
Kendime kızdım
Uykusuzluğum kendimden
Bir yangın başlıyor gözlerimin ardında
Ne vakit konuşmak istesem
Hep bir acaba ile durdurdum kendimi
Kimseyi kırmak istemedim
Kimseyi üzmek istemedim
Ben bu kadardım fazlası yok
Çabam bu kadar
Bir andı
Kendimi yokladığım bir zamandı.
Yüreğimi, aklımı, hüznümü, yarınımı
Kimliği Kapanan Sözler
Benim kalbimdir; ne kadar var, bilemem.
Ne kadarı kaldı ömrümün,yada ne kadar gecti bilemem.
Ömrümü tüketirken bu yanlış cağda, ayrılığı bilemem bu sevda ormanında.
Sen say ki yorgun bir denizdim
Uzak fırtına sonrası gelip kıyında dinlendim
Sonrasını hiç düşünmedim
Düşünsem gidemezdim
Kal demedin sen de
Diyemezdin
Sönmüş bir sevda ateşinin külüyüm ben
Konu sen olunca yeniden yalım alaz tutuşan
Küçük rüzgarlara kanan
içten içe sensizlige ağır aksak yanan
Demir göğsüyle bu hasrete karşı koyan
Bir avuç külüm işte bir nefesine dağılan ve dağlanan...
LEYLİM...
Gidişlerin başa düştüğü vakit
Bir hüzün çöküyor parmaklarıma leylim
Mısralara susamışlık başlıyor
Beni çevreleyen bu savdan
Ruhumu sarmalayan sen
Tanrıçanın sınırları
Eski mısırdan kalma yüksek duvarlar
Sınırlar
Tüneller mayınlar




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!