Gecenin asil ve siyah duruluğunda
İnceden bir seyirti sökün ediyor
Kalbimin sana değen çıkmazlarında.
Şimdi bütün kederleri usulca bir yana bırakıp,
Cesur bir savaşçı gibi
Elimdeki kalemi bir bayrak misali dikmeliyim
O karanlık çıkmazlara,
Sabah güneşlerinde yalın bir sesle şiirler kurutmak için.
Seni yaşamalıyım.
Elbette,
Yaşamak benim de umurumdadır.
Hiç bir kavgaya girişmeden,
Islık çalarak, ellerim ceplerimde,
Ayakta kalmayı başabilirsem eğer,
Taşlar ve topraklar arasından sıyrılarak varabilirsem denizlere,
Neden olmasın yaşamak,
Ölmekten henüz önce.
Seni yaşamaktan söz etmiştim
Kendi içimdeki enkazı geçerken.
Ve insanlara bakıyorum,
Kalbinde sürgünler ve yitik hasretler taşıyan insanlara;
Bindikleri akşam trenleri bir türlü vaktinde varmayan,
Gidecekleri o bilindik yorgunluklara.
Ben yinede kıyısında yosun kokuları duran sabahlara çevirdim yüzümü.
Bir çocugun gülüşü kadar berrak bir göğün altında
Yeniden başlayabilir dünya.
Bunca yıl içimde paslanan demirlerin gürültüsüydü beni verimsiz kılan.
Ne vakit bir yaşamak geçse aklımdan
Yüzüme hep yaşanmaya geç kalınmış bir günün akşamı bulaştı;
Bir türlü
Sabahın o serinliğini bulaştıramadım elime ekmeğime
Hep geç kaldım sağaltmaya kendimi
Ama yine de içimde bitmemiş bir hikayenin son paragrafları duruyor hâlâ ve sanki.
Bir kediyi severken,
Bir ekmeği bölüşürken,
Yahut uzun uzun bakarken sonsuz denizlere,
Yaşanacak bir şeylerin var olduğuna inanmayı seçiyorum.
Elbette seninle,
Yaşamak benimde umurumdadır.
Biraz da ölümü ertelemek belkide.
Kayıt Tarihi : 21.05.2026 08:50:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!