Her şey bir oyunla başladı aslında
Tanışacaktım ve âşık edecektim
Tanıştım tanıştıkça sevdim
Âşık edecektim güya kendime
Nasıl oldu anlamadım
Ne sevdasından yanıp tutuşanı gördüm
Nede aşkından deli divane olanı
Ya anlatılanlar masaldı
Aşkın, sevdanın üstüne
Bana haber vermeden gitme
Seni yolcu etmeye mutlaka gelirim
Yalnız binmene gönlüm razı olmaz
Hem bir el sallayanın olsun ardından
Yanında olurum otobüs kalkana kadar
Neye yarar gurbet elin suyu havası
Hep içimizde bitmez hasretin acısı
Aşta gel biraz olsun azalsın sancısı
Özledik gurbet elin dağlarını aşta gel
Yıllar geçti bizim eller sensiz bilesin
Aynadaki aksimle konuştum dün gece
Alaycı bir tavırla uzun uzun baktı önce
Sonra gülümsedi, acı bir tebessümle
“Eski havan da kalmamış, hani nerede”
Aynalar sırlarla sırlıdır
Cam gibi saydam değil,
Baktığında kendini görürsün, başka şeyi değil
Birde herkesten sakladığın yüzünü
Sadece senin bildiğin, birde aynaların
Sen aşikâr edene kadar, saklı kalacak yüzünü
Biliyor musun?
Sensizlik bana hiç iyi gelmedi.
Bütün gün dolaştım durdum.
Eve dönüş yolundayım.
Hep yürüdüğüm kaldırımda yürüyorum.
Dilimde bir türkünün nakaratı
Öyle zordu, öyle acıydı ki gidişin
Kabuk tutmadı bende açtığın yara
Dudaklarından dökülürken elveda
Suçlu benim nasıl izin verdim sana
Unutursun demiştin ya unutamadım
Gönül bahçem tarumar yokluğunda
Sensizliğin acısı gönlüme düştü
Gözlerim gözlerini aradı, her yerde
Sen yoksun beklemek bana düştü
Uzatıp da ellerini tutma ellerimi
Azat et gönlümü gideyim senden
Çöz gönlümden sacının tellerini
Azat et gönlümü gideyim senden
Ey sevgili ateşe atsam da kendimi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!