Elimizden geldiğince
Yüz çevirdik
Gerçeklere
Elimizden geldiğince
Gittik
Bu
Durumlarda
Durum değerlendirmesi yapar beyler
Ve
Derler
Mesela
Öyle özledim ki
Seni,
Sensizliği,
Nasıl anlatır
Dağ
Başı üstünde buluta...
Zaman,
Durmazdı önümüzde,
Dökülünce ak kağıt üstüne dize.
Yorgunluğun ötesin de,
Bir yer var bir yerde,
Yıldızların parlaklığınca özgür.
Özgürlük! Tek sevdiğim
Özgürlük! Büyük aşkım
Benim için sana düşman diyorlar,
Ne olur inanma.,,
Seni benden koparmak istiyorlar,
Görmeyeyim diye güzelim gözlerini,
Yağmur diyorlar bana
Odun kafalılar!
Oysa
Dökmekte gözyaşlarını Tanrı
Ya da
Tükürmekte üstümüze…
Hayyam, yaşadığı zaman diliminde topluma ışık olma adına, o, o dönemde hemen hemen her anını çalışma ile doldurmuştur. onun doğu rönesansı nı başlatma mücadelesinin ilk adımlarını attığını söyleye biliriz.
ne var ki, bu başlangıcın neden, niçin kesildiğini aramak yerine, hala onun dörtlüklerin de müstehcenlik falan gibi zırvalarla uğraşmak, yaşadığımız zaman diliminde toplumun ve veya toplumu yöneten erkin düşün anlamında ne kadar geri kaldığını ispatlamaz mı?
Hayyam’ın dörtlüklerini incelerken aslında Hayyam’ın amacının din, dindarlık veya başkaca bir uhrevi arayışın olmadığını yakalayamayan okuyucunun Hayyam’ı okumaması daha iyi olsa gerek. çünkü Hayyam’ın dizelerindeki temel amaç insan denen yarattığın yaşadığı yaşam diliminde insanın yaşam kalitesinin artması, gerçek dünya ile gerçek bağlar kurarak ayaklarının yere basmasını sağlamaktır.
günümüzde Hayyam’ın anlaşıla bilirliğine baktığımızda, onun yaşadığı coğrafya da anlaşılmasını bırakın, insanların hala cinsel ayrımcılığa tabi tutulmasının getirmiş olduğu bağnazlıktan kendilerini kurtaramamışlardır.
Hayyam’ı yaşadığı zaman diliminde toplumu yönetenler Hayyam’ı anlasa idi, belki de doğunun kurtuluş güneşinin ışıkları bu gün toprağı başka türlü ısıtırdı.
aslında bu gün bile Hayyam’ın anlaşılamaması, Hayyam’ın anlaşılmazlığından değil de, toplumu ve toplumun değerlerini sömürmek isteyen egemen güçlerin edepsizliklerinden kaynaklanmaktadır.
Girme şu alçakların hizmetine:
Konma sinek gibi pislik üstüne.
İki günde bir somun ye, ne olur!
Yüreğinin kanını iç de boyun eğme.
ÖMER HAYYAM
Niye mi karanlık?
Elbette karanlık olduğu için karanlık.
Kim sağlıyor bu karanlığı.
Gündüz bu güneş ışıl ışıl ken,
tüm dallar aydınlıken, kayaların rengi ap açık belli iken bu karanlık niye?
Yok, yoksa kör mü oldukda farkında değiliz aydınlığın.




-
Cihat Barış
-
Muzaffer Akın
-
İbrahim Tetik
Tüm Yorumlarkutlarım hayatın acı acayip yönleri çok duyarlı kaleme sağlık. rabbim rezillikten ırak eylesin P:PEHLİVAN
kutlarım güzel anlamlı bir şiir okudum tam puan ben PERİHAN PEHLİVAN her yorumda başka ad çıkıyor az önce başka şiirlere yorum yaptım sizin isminiz çıktı şimdi size yorum yapıyorum bu seferde başkasının ismini görüyorum on günü aşkın antoloji bu işi düzeltemedi.
anlamlı olmuş. sevgive ayrılık güzel vurgulanmış. kaleme sağlık.Perihan Pehlivan.