Gözlerimde nemli vedalar,
ne sen bende kaldın, ne ben sende.
Bir kapı kapandı usul usul,
ardından rüzgâr bile konuşmadı benimle.
Adını anmıyorum artık,
Bir adam vardı.
Gözleri hep uzaklara bakardı,
sanki geçmişi hâlâ bir yerlerde kanıyordu.
Kimseden bir şey istemezdi,
ama kimseye de kolayca geçit vermezdi.
Kendine benzeyen sokaklar seçti hep,
ışığı az, sesi bol…
Ama en çok susan köşeleri severdi
çünkü orada kimse incitmiyordu.
Bir kahve dumanında sakladı çocukluğunu,
Yabancıya Dönüşmek
Yabancı olmak
tanışmamış olmak değildi.
Bazen aynı çatı altında yaşar,
aynı tabaktan yemek yersin,
Kapı zillerinde adım yok;
posta bana uğramaz,
adres satırında ince bir boşluk gibi dururum.
Kendimi hiçbir yere ait hissedemem;
Yağmur damlaları düşerken yüreğimin karanlık köşelerine,
İçimdeki hüsran diyarına,
Seslensem de yankılanmaz kelimelerim,
Yalnızlığın sessizliği boğar beni, kimse duymaz.
Yağmurlu Bir Sabah
Yağmurlu bir sabahtı,
sadece dışarıda değil,
içimde de gök delinmişti.
Gökyüzünden düşen her damla,
Olmayan Rüyalarla
Yalandan bir sevda,
naylon bir yağmur gibi değdi üstüme;
ıslatır gibi yaptı,
iz bırakmadı.
Yalan Dünya, Yalan Dünya
Hangi ölü vardır ki,
ardından kalanlar
sonsuz gözyaşı döksün?
Ağlarlar, ağlarlar,
Yalnızlığın karanlığı sarar beni,
sessiz bir çığlık içimde, sözcükler tükenmiş.
Sözlerin kelimelerini yitirdim;
yüreğim suskun şimdi,
büyük bir ıssızlık yankılanır içimde.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!