Bir hayale gonul verdim Olmiycak bir ruyaya yuruyorum Ruyada sen
Ruyada ben
Ruyada biz
Gemiler kalkiyor limanlarda Uzaklardan yakinlara
Ucan baliklar
Yuzen kelebeklerle
Sen benden bir söz iste, ben sana şiir olayım;
gecenin koynunda ürperen kalbine kandil olayım;
kıyıya varamayan yüreğe sabırdan iskele kurayım,
yönünü yitiren pusulana kuzey yıldızı koyayım.
Gözünün kenarındaki yaşa duru bir nehir olayım,
Bu hikâye senden çok sonra yazıldı,
daha gitmeyi düşünmediğin vakitlerdi.
Sokağın başında bir bakkal kadar alışkındık,
en fazla ekmek biter, en fazla akşam olur sanırdık.
O zamanlar sadece yağmurlarda ıslanıyorduk,
Bir avuç ölümdü senden sonra sensizlik,
avuç içimde ufalanan geceler,
tutundukça eksilen,
sıkıldıkça toza dönen bir hayat.
Penceremde sabahlar artık karanlık doğuyor,
Seni sevmek hangi kelimelere sığdırılır,
bunu bilsem önce kendime anlatırdım.
Bir yanım diyor ki:
“iki hece yeter; sen ve ben…”
Ama ne zaman ağzıma alsam bu kelimeleri,
Sensiz yaşamak,
göğsümde kurumuş bir deniz gibi;
ne yelken açıyor içim,
ne bir kıyı çıkar karşıma.
Sabahlar geliyor,
Sesini duydum,
Sesine düştüm ve orada kayboldum.
Kaybolmak istedim,
Aslında bambaşka bir bilinmezlikti,
İçinde huzur olan,
Kendini iyi hissettiren bir şeydi.
Sığamamak
İçim…
taşıyor.
Sessiz çığlıklarla,
anlatılamamış sancılarla,
adı konmamış bir ağırlıkla genişliyor.
Sessiz Konak
Vaktiyle bu konakta ışık eksik olmazdı
kandiller gül suyuyla yıkanır, pencereler gülerdi.
Sedirlerde çocuk gürültüsü, avluda ince bir ney
şadırvanda su döner, taşlar ferahlık verirdi.
Merak ediyorum…
Anlamak istiyorum,
beni karşılayan bu sessizlik
hangi kelimenin suskunluğu?
Bir zamanlar içimde




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!