Sevda dedikleri
gül kokan bir masal sanılır ya,
benim payıma
sensiz gecelerin paslı bıçağı düştü.
Yastığa her baş koyuşum
küçük bir cenaze töreni şimdi,
Gönlümde kara bulutlar, sevdaya dair yalnızca zehir.
Büyük umutlarla gömüldüğüm yürek mezarım,
sevda masalında heba olan bir viraneye döndü dünyam.
Göremediğim güzelliklerin yalanları şimdi, eski bir fotoğraf çerçevesinde.
Karanlığın soğuk köşelerinde,
umutsuzluğun yorgun kollarında,
Severek Ölmek
Ben seni
akıldan değil,
gönülden sevdim.
Ne bir çıkarı vardı bu kalbin,
Seviyorum diyen herkes seven midir?
Seviyorum
der bazı ağızlar,
rüzgâr gibi geçer, kapıyı bile kapatmaz.
Sevmekse bir fiildir aslında:
Sevmiş Gibi Yap, Ben İnandırırım
Sevmiş gibi yap…
Bakışların biraz ısınsın,
dokunmasan da olur —
biraz dur yanında, yeter.
Bazen öyle yorulursun ki, nefes almak bile ağır gelir.
Bir zamanlar kalbinin en derinlerinde büyüttüğün o hisler, şimdi sanki sana yabancı.
Sevilmek neydi, sevmek nasıl bir şeydi, unutursun.
Göz göze geldiğin anlar, gülüşler, dokunuşlar… hepsi birer silik iz olur hafızanda.
Artık her şey bitti.
O yankı büyüdü, odalara sığmadı,
geceyi içimizden geçen uzun bir koridora çevirdi.
Hangi kapıyı çalsak kilitler suskun,
hangi pencereye baksak vitrinde kalmış bir yaz gibi.
Ne bekledik peki, hangi işaret, hangi geçit,
kum saatinin mi durmasını, yoksa içimizin kumunun bitmesini mi?
Şikâyetnâme: Bugünün Ümmeti Üzerine
Yâ Rab,
dilimizde senin adın, kalbimizde ise pazarlık
biz kervanı yoldan çevirdik, yükü kıbleye değil nefsimize bağladık.
Mahallemizin Sinema Gecesi
Bizim küçük mahallemizde bir sinemamız vardı,
adı yoktu belki — ama herkesin kalbinde bir yeri vardı.
Perdesi yıpranmış, koltukları gıcırdayan,
ama hayalleri en parlak beyaz perdeden akıtan…
Siyah beyaz hayatımızdaki tek renkli şeyler çantamızdaki boya kalemleriydi. Onluklarımız bile siyah beyazdı; okuma yazmayı kara tahtanın üzerindeki siyah beyaz hecelerle öğrendik. Kışın sokaklarda soba dumanlarından kalan is kokusu sarardı genzimizi.
Gündüz annemizin elinden tuttuğumuz uzun tüp, yağ şeker kuyrukları.
Madende çalışmış olmak gerekmezdi kömür karasına bulamak için yüzümüzü. O zamanlar olmayan doğalgazımızın yerinde tutan sobamıza taşıdığımız kömürlerdi.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!