yalnızlık üşütüyor
kalabalık yalnızlığı doğuruyor
camda buğu birikiyor geceden
adımımı içeri alıyorum ama içeri hâlâ dışarısı gibi soğuk
çay ısınıyor derken susuyor
Yanarak Vardım Sana
– Samira’nın Şiiri –
İlk adımımı attığımda
daha nefsim vardı önümde,
Yarali gecenin iklimi
Ey gece,
çakmak taşı gibi çarpıyor üstüme yüzün;
sokak lambasının titrek sarısında
ben yine eskimiş bir ceket gibi sarkıyorum omuzlarımdan.
Yaraya Sığmayan Yas
Bu gece yine geldim kapına
ev benim, sen yoksun; yokluğun benden büyük.
Kilit çevrilmiyor, ama içim dönüp duruyor;
Yusuf, dönüyor.
Kardeşlerinin unuttuğu o çocuk,
şimdi kalbinde affetmeyi büyüterek
Kenan topraklarına yürüyor.
Kuyu sandığınız o karanlık,
Ne yazdıysam sana aktı mürekkebi,
Bir harfin gölgesinde sen vardın gizlice.
Ne söylediysem dudaklarımdan dökülen,
Ya sana özlem, ya sana sitemdi sessizce.
Nereye gittiysem adımlarım seni çizdi yere,
Yeni Bir Ben Başlıyor
Aynaya baktım bu sabah,
ve ilk kez
kendime yabancı hissetmedim.
Ne eski gözyaşlarım vardı bakışımda,
Yeni Dünya Kilimi
Bizim köyde,
evlenme çağına gelen kızlar
susar önce.
Çünkü bizde her şey
YILDIZLARDAN BİR MERDİVEN
Biriktirdiğim hayal kırıklıklarıyla gökyüzüne merdiven döşedim,
Topladığım yıldızları “keşke”lerimin yerine sayıp heybeme doldurdum.
Her basamak, bir veda…
Her yıldız, bir unutulmuş tebessüm gibi parladı gecemde.
Yine de gibi yap
Yokmuşum gibisinden
Bir yoğum aslında masalında
Bu ise
Kahrolası var sayım




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!