Uzakta bir yer var sanırdım,
hep aydınlık, hep sessiz,
kimsenin kalbini incitmediği,
kimsenin “keşke” demediği.
Çocuk adımlarımla koştum
Adını Anmadan
Sözün en sessiz yerinden çağırıyorum seni.
Rüzgâr esiyorr omuzlarıma , saçına düşen o akların haberini getiriyor.
Kentin kalabalığında, adımlarım bir tek sokağı biliyor.
Avuç içimde sakladığım küçük bir sıcaklık var.
Affetmiyorum
Kendimi bekleyişin soğuk odasında tüketiyorum.
Kırık dökük hayallerim, zamansız bir rüzgarla savruluyor, umutlarım soluyor
Günler, haftalar ardımdan soluk soluğa kosuyor,
Günleri saymak zorken,
Bir İsim İçin Ağıt (revize)
Öğle selası uzadı mahalleye
kavakların gölgesi büyüdü avluda.
Rüzgâr, imamın sesinden ince bir sızı aldı
adını fısıldadı taşlara, taşlar susmayı seçti.
Ağustos’ta Üşümek”
Ağustos’tu.
Hava sıcaktı,
ciğerime kadar güneş doluydu.
Tenim yanıyordu,
Sürekli seni düşünüyorum…
Sen aklımdan geçmiyorsun aslında; sanki aklımın tam ortasına kurulmuş gibisin.
Yanında kendimi öylesine iyi, öylesine güvende hissediyorum ki…
Zamanın nasıl geçtiğini bile anlamıyorum; sadece senin sesin olsun istiyorum, sadece sen konuş… hiç susma, hep anlat, hep kal istiyorum.
Ali’nin Saçları
Küçüktük.
Ali vardı sınıfımızda.
Saçları hep dipten vurulurdu,
anlamazdım neden bu kadar kısa.
Anadolu
Bir haritanın ortasında duran toprak değil yalnızca
evlerin iç avlusu, tandırın ılıklığı, göğsün en derin odası.
Sabah, köy çeşmesinin bakırına düşen ilk ışıkla uyanır,
öğle, kervansaray gölgesinde yumuşar,
Ani biriktirdim sanmıştım.
Meğer anı dediğim,
gülüşlerin arasına saklanan bir sessizlikmiş.
Sohbetlerimiz vardı;
cümle cümle ısınan bir akşam gibi…
Beni anlaman için bu kadar uğraşmamalıydım,
anlaşılmak bir savaş olmamalıydı.
Sevdiğim bir kalbe
kendimi kanıtlar gibi konuşmamalıydım,
yorulmamalıydık…
üzülmemeliydik.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!