Yüzdeki maskeler sakladı yorgunluğumu
ben kendimi ararken kayboldum
yüzlerce maskem oldu
Birini gülerken taktım
diğeri susarken yapıştı
Onun bakışı
gökyüzüne benzemezdi
gökyüzü bile bu kadar kucaklayamazdı insanı.
Daha derin,
daha ağır,
daha sessiz bir yerdi gözlerinin içi.
———-
Bir kız sevdim
Eskiden, pek de uzak olmayan bir zamanda,
deniz kıyısında küçük bir kasabada
bir kızı sevdim ben, adı rüzgârla anılan.
Bir Zamanlar Vardı, Ama Yoktu
Bir zamanlar vardı,
gibi yapılıyordu,
gibi gülümseniyordu,
gibi seviliniyordu…
Bazen bir ömre sığdıramadığımızı,
bir cümleye sızdırırız;
gecenin damla damla akıttığı bir sır gibi.
Koca bir şehri kibrit kutusuna koyarız önce:
gürültüsü, paslı rayları, ıslak sokak lambaları
Rüya İçinde Rüya
Bir avuç sabah topladım sahilden,
ince kum, Ege’nin uykusundan kalma.
Üfledim adını, uçtu;
avucumdan akıp gidiyor dünya.
İçimden Eksilen Bir Şehrin Ardından
Seni kaybedersem…
sanki içimden bir şehir eksilir,
bir sokak susar,
bir şarkı yarım kalır,
bir çocuk uyuyakalır
Bir Sigara Kadar Kısa
Balkondayım.
Rüzgâr üflüyor; dilimde nikotinli bir yalnızlık.
Çakmak bendim,
sen kısa bir alev.
Bazen bırakmak lazım,
Elindekini değil, içindekini…
Olmazları, sustuklarını,
Bir de her gece içine yatan “belki”leri.
Çaba harcamadan durmalı insan,
Bir yere gitme…
Çünkü her gidiş, biraz eksilmek demektir.
Ve ben zaten çoktandır
kendi içimden göç ediyorum sessizce.
Her manzara bir başlangıç gibi görünür önce,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!