İçimde Açılan Avlu
Sabah, perdelerin kenarında küçük bir ışık yürüdü
adı konmamış bir sevinçti
ince bir ipe tutunur gibi tuttum
kırılmasın diye nefesimi yavaşlattım.
İçimde Bir Şehir Yandı Bu Gece
İçimde bir şehir yandı bu gece,
Adını sen koymuştun meydanlarına.
Her sokağına bir gülüşünü saklamıştım,
Her kaldırımı, sana yürümekti aslında.
İçimden Palyaço Geçtiğinde
Bir akşamüstü, gönlümün meydanına kuruldu çadır;
talaş değil, anılar serildi zemine.
Yorgunluk, pandomimci gibi konuşmadan anlattı;
sustukça büyüdü hikâye.
Ihlamurlar Altında Masal
Sana bir masal anlatsam
tüm Türkçem zayıf kalırdı
içinde sen olan masalıma.
İki Kadeh Arası Sessizlik
Garsona “aynısından” dedim yine,
hiçbir şey değişmesin diye.
Müzik aynı, masa aynı,
ama sen yoksun.
Sensizlikte Sızmışım Bu Gece, İki Kadeh Arasında
Uğurlanamayan – Samira’nın Şiiri
kadehimi koyacak yer ararken
kendimi buldum bu gece—
İnsan Kırılır mı?
İnsan kırılır mı,
kırılır.
Görünmeden, göstermeden,
Bir sözle, bir bakışla,
İnsan, bir kelimeyi “ev”e çevirmek için yaşar;
sofrada iki dilim ekmeği
iki yüze pay ederken
masanın ortasında çoğalan sıcak için.
İnsan, bir omzu hafifletmek için yaşar;
İnsan sever de mezarına kadar sever mi?
Bir isim yazılır taşa,
bir omuzda dünya kokusu,
bir dua düşer dudağa
Sevmek, toprağın altına bile sızar mı sessizce
İskeleden bir vapur daha kalktı bu sabah,
Çığlığı öyle içli, öyle titreyerek duyuldu ki…
sanki senden çok,
benim içimdeki yaraya seslendi.
Kimse fark etmedi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!