"İnsan bol, insana nadir rastlanır!"
Ezkaza değişse köyde işleyiş
Hangi Gül görmüş ki dikeni çile
Bülbülün güllere tacı nasihat
İğneyi kendine çuvaldız el’e
Diyenin tattığı acı nasihat
Haksızın haklıya tesir ettiği
İyiye yakın bir rutin
Rutinden uzak bir bilmem
Bilmemden derin bir evvel
Evvelden kısık bir avaz
Avazdan yüksek bir sus
Sustan koyu bir sağanak
Düşene el uzat, güçsüzü koru,
İnsanın nefsiyle olmalı zoru.
Boş yere sorulmaz orada soru,
Nedene, niçine bizar her nefes.
Rızkına şükreyle, huzurla yaşa,
Çoluk çocuk eş yattığın
Dam aynı dam aş tattığın
Öz gardaşın kaş çattığın
Mal mülk için nefes alma
Belki bahar gün dediğin
On yıl kadar önceydi tam şurada bekleyip
Çocuk gibi ağlarken söylesene nerdeydin
Yazdığım her mısraya yâr ismini ekleyip
Tuna gibi çağlarken söylesene nerdeydin
Darmadağın bir halde yıkıldığım geceyi
Tövbe isimli kapı, inanana münhasır.
Kulsun, elbet senin de hataların olacak.
Dünya fani bir yapı, yaşasan da bir asır!
Hayat elbet senin de, nihayeti bulacak.
Hiçlik dile pelesenk, kime sorsan hiçim der.
Dünyaya mühürdür yirmi dört boyu
Duayla niyazla kurulur toyu
Her derde devadır sofrası suyu
Oğuz’u oğluna öğretmen gerek!
Örf adet gelenek kucak kucaklar
Haksızlığı kısık tonla
Gizlemeyi öğrettiler
Olanları yırtık donla
İzlemeyi öğrettiler.
Haram helâl hiç edeni
"Elinden geleni ardına koyma"
Dardayım diyenle zorda olana
Elinden geleni ardına koyma
Bir ayak eşikte yarda olana




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!