Samim İğde Şiirleri - Şair Samim İğde

0

TAKİPÇİ

Samim İğde

“Aslen nerelisiniz?” diye sordu bir gün biri...

Yutkundum.
Ne desem eksik,
ne desem fazla.
Çünkü ben, gözlerinin kıyısında doğmuşum.

Devamını Oku
Samim İğde

"Elhamdülillah ölüm var!"


Şu elli bir geçsin altmışa doğru,
Bak, kıble dönerim derdi bizimki.
Emekli olunca gençliğe çağrı,

Devamını Oku
Samim İğde


İnim inim inleyecek,
Bak şuraya yazıyorum.
En yakını bilmeyecek,
Bak şuraya yazıyorum.

Devamını Oku
Samim İğde

Çaresiz baş eğmiş gözü yaşlıya
Alenen bilinen suça suçluya
Elinde Kur’an’la gezen haçlıya
Gülen-e değil de bana çatıyor

Pul için kul olan cahille birlik

Devamını Oku
Samim İğde

Eksik bir masada soğumuş çorba,
bayramlık bekleyen boş bir sandalye
ve kimsesiz bir "iyi geceler" fısıltısıdır
bekleyiş.

Duvara asılı bir fotoğrafın sararması değil,

Devamını Oku
Samim İğde

Çevir yoldan sor birine
Yok diyorsa ben burdayım
Eş dost düşman birbirine
Tok diyorsa ben burdayım

Hâl hatır et söze başla

Devamını Oku
Samim İğde

Aynı acıların
ayrı ayrı sınavlarından geçmişiz.
Kimi teessüf tebessümleri ile diz çökmüş,
kimi avaz avaz susmuş.

Aynı göğe bakmışız da

Devamını Oku
Samim İğde

Beşer Beşir benlik için
Girilmedik yol koymadı
Hazır nazır cinlik için
Kırılmadık kol koymadı

Kızı Berrak, oğlu Burak

Devamını Oku
Samim İğde

Doğrunun dövülüp sürüleceği
Ne köy var ne ocak ne bucak beyim
Ölünün sarılıp karılacağı
Ne bez var ne yaprak ne toprak beyim.

Söz bitti, nişan yok zina revaçta

Devamını Oku
Samim İğde

Tohumun toprakla toprağın suyla
İç içe oluşu kâfi bilene
Kâinat nurunun emsalsiz huyla
Kalplere doluşu kâfi bilene

Beşersin gaflete düştün diyelim

Devamını Oku