Yanıyor sana her daim sevdamın lambası
Dinmek bilmiyor yüreğimin sızısı
Benim kaderim sevdanın kara yazısı
Gel gör halim içler acısı
Günlerim sana yanmakla geçiyor
Sukut limanına çapa atar bazen ruhum
Lal olur dilim görmez gözlerim
Ne hazin vakadır sevdam biçare elim
Sensin şu dünyada ebedi emelim
Sevgi lisanı söyler gönül dilim
Sevda kuşun kanadındaydı
Belki bir avcını ateşi belki bir kış ayazı belki bir taş belki başka sebepler
Ölüm bu ayrılığa atılan adım
Peki geride kalıpta yanında görmek istediklerini görememek
Ne garip senin etrafında dönenlerin çabaları
Elinden tutan sırtına dokunup dur salma kendini diyenlerin çabaları
Derinden derine ağlayan çeşme gibidir sevgi
Uzaktan uzağa yaş akıtan nehir gibi
Suyun dilinden anlayan dağlar bağlar
Hey hat yârim bana ne söyler şimdi
Gönül mazisi içimde ağır yaralı
Kırıldı kalbimin kolu kanadı
Yokladığım kapı bana kapalı
Defterimde ismin karalı
Maziye baktım derine daldım
Başım dönüyor yokluğundan
Bir his bulamadım varlığından
Aklım olmazların zorluğundan
Ruhum çıkmıyor kimsesiz mezarından
SEVDA BESTESİ ŞARKILAR
Kapılır gider bazen insan umutsuz hayallere
Hayal gökte uçar düşer yerlere
Ayrılık yok olmak bitmek görünür gerçekçe
Yar uzanmaz artık boşluğa açılan ellere
Meftun oldum gözlerine
Kalbim kilit oldu sözlerine
Bakışlarım esir oldu gözlerine
Doyamadım hiç yüzünün güzelliğine
Firakın kokusunu hissettim
Bir sevda var içimde ılgıt ılgıt esen yel gibi
Nerden düştüm ben bu derde oldum divane gibi
Yusuf gibi düştüm kuyuya sanki dibi yok gibi
Gel ey ay parçası sevdiğim kurtar beni
Sevda yüklü kervan kapıma geldi bugün
Unuttu sandıysan bakışlarımı heves sandıysan
Anmaz bir daha adımı dediysen şayet
Sevda yükünü yüklendim seni gördüğüm gün




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!