Bir incir çekirdeği
Taşır içinde o büyük gölgeleri
Ormanlar içinde gizli
Hayır ! Öyle toprağa düşmemeli
Bir kuşun gagasında gezmeli önce
En tatlısına sarılmalı hayatın
Bir başka gülüyor, tozlanan yolum
Adım adım yaklaşıyor ayak seslerin
Kulağım mı çınlıyor, sen mi yola çıktın
Yoksa kafam mı güzel...
Ellerimde hüzün
Ellerimde yapraklar
İçimde uçurumlar
Kalbimde aşkın sesi var
Beni sen vur
Bana gelme
Demek nerde
İçimden
Geçiyor işte
Bir kalp vuruyor
Açsam mı
Gözlerine baktığımda
Bir gemi limanda karşılar beni
Git git bitmez
Ne çok denizlerin var senin
Kumsallar ışıl ışıl
Heryer çok temiz
Yorgun atlılar gibi girdi gönlüme
hem atını bağladı, hem de beni
ne oluyor demeye kalmadı işte
böyle mi güzel vurulur, söylesene
Kalp dediğin..
Yorgun bir koltuğa düşer bedenim
kâh aklıma gelirsin, kâh gelmezsin
gözlerim su içer avuçlarından
unutur çırpınmayı kalp dediğin
Yürüyelim
karıncalar vadisine
bir Eylül güneşi alalım
sırtımıza
korkmadan söyleyelim
bir buğday tanesi için
Yürüyelim
karıncalar vadisine
bir Eylül güneşi
alalım sırtımıza..
Yürüyelim
karıncalar vadisine
bir Eylül güneşi alalım sırtımıza
korkmadan söyleyelim
bir buğday tanesi için bunca kavgalar




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!