Bırakın konuşsun hele, bırakın,
Dili dönmez memleketin yangınına ama
Parmakları hep havada, hep tetikte,
Sorsan, gök kubbeyi o tutuyor elinde!
Sakarya’dan kalkıp gelmiş bir rüzgârla,
Şans demişler adına, ya da rastlantı,
Karasu’nun kumu mu unuttu ağırlığını,
Sapanca’nın suyu mu bulandı bilinmez,
Bir gecede siyaset sarrafı kesilmiş,
Ankara’nın tozlu, kurumlu caddelerinde.
Ne partisi belli bunun, ne kavgası,
Tabelalar değişir, yüzündeki astar değişmez.
Dün solun türküsünü mırıldanır ceket yakasından,
Bugün sağın duasından pay kapar.
Rüzgâr gülü mü desek, yoksa ekmek avcısı mı?
Hangi masada lokma varsa,
Bizimki orada baş köşede, orada fiyakada.
"Kim var?" denince ortada,
Daha soru bitmeden, memleket işitmeden,
Fırlar oturduğu yumuşak koltuktan:
"Ben!" der, "Ben yaparım, ben bilirim!"
Ne haritadan anlar oysa, ne ekmeğin fiyatından,
Ne işçinin nasırından haberi var, ne köylünün kuraklığından.
Ama sorsan, vizyonu sığmaz odalara,
Aynalar bile bıkmış onun kendini alkışlamasından.
Bre Maydonoz Efendi!
Bre Sakarya’dan şans eseri savrulan boş teneke!
Siyaset dediğin ego festivali mi sandın?
Kürsüler monolog yeri midir, halkın dert kapısı mı?
Cümlelerin var, başı var sonu yok,
Lafın var, altı var üstü yok,
Nokta koysan virgül ağlar arkandan,
Konuşuyorsun ya durmadan,
Sanırsın evrende tek mikrofon senin ağzında!
Ankara bilir senin gibileri,
Ezberlemiştir bu sokaklar bu boş yürüyüşleri.
Gölgen heybetli durur da arkanda,
Işıklar sönünce geriye ne kalır?
Koca bir hiç!
İcraat dedikleri başka rüyada,
Sen hâlâ kendi reklamının kuyruğunda...
Sakarya’nın dürüst toprağına inat,
Ankara siyasetinde bir arsız saltanat!
Konuş dur bakalım,
Bu halk seni de yazar defterin kara kaplısına,
Günün birinde elbet, sorulur hesabı bu boş çalımın da!
Kayıt Tarihi : 20.06.2026 15:30:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!