Yine seni düşündüm
Yüreğim perişan
Ve karşıma düşer siluetin
Huzurla gezdiğimiz
Düşler sokağında...
Zamansız uyandı halkım
Sisli bir dağın koynunda...
Çakallar pusuda, kuzular kurban
Anaların koynunda.
Acımasız bir fırtına esmişti,
Bilirim bu evren senin eserin,
Ben senin serserin oldum duy beni.
Gizlim yok saklım yok vardır haberin,
Ben senin esirin oldum duy beni.
Sazımda, sözümde hep seni andım.
Bazen olursun bir yunustan beter.
Yeller gibi yoran boralı gönlüm,
Hayat sende başlar seninle biter,
Güller gibi açan edalı gönlüm.
Türlü aşkların var durmadan yanar.
Halkına kurşun sıkan zorba bir devlet olmaz.
Bu nasıl demokrasi görmez misin efendi?
Bir insanın insana hiç mi yüreği yanmaz!
Sinendeki nefreti kürmez misin efendi?..
Kürt lafını kullanıp duygu sömüreceksin.
Ali aslan olup
Muhammed’den önce
Hira dağına ulaştı.
Hacı Bektaş-ı Veli
Güvercin olup
Duydum ki cana kast etmeye azmediyorsun, etme!
Başka bir yol bulmuş zalim olmaya meylediyorsun, etme!
Sen yâd ellerde dolaşıp ne arıyorsun yalancı?
Sebepsiz insanların canına kast ediyorsun, etme!
İstemem sahte yüzlerini,
Çekip te al ey vefasız!
Başa bela gözlerini,
Söküp te al hey vefasız!
Say ki seni terk etmişim.
Kulların var senin huysuz ve duygusuz.
Kimi mazlum, kimi cani ve onursuz!
Bu ne çelişki, bu ne karmaşa!
Güzellikler az her şey olumsuz.
Bu kâinat huzur bulur mu hiç böyle?
Şu yaylanun nesune,
Mayilem su sesune.
Arkadaşum Temel’un,
El furdum ensesune,
El furdum ensesu…
güzel hatıralar dile gelmiş kaleme sağlık
güzel hatıralar dile gelmiş kaleme sağlık
güzel hatıralar dile gelmiş kaleme sağlık