Şahdamarı Mesafesi
Yüzün; alfabenin en mahzun, en geniş harfi;
Öyle bir ev ki bu; balkonunda sardunya değil, gülüşün demlenir.
Biz seninle, ayrı yolların aynı parantezinde buluşan,
Vatanını bir diğerinin kokusunda bulan o mağrur gövdeleriz.
"Gülüşünün o berrak yankısına ceketimi bıraktığım an,
Yer çekimi durur, bütün şehirler senin tenine taşınır."
Diğer yarım değilsin sen, benim tamlığımsın,
Ruhun; göğüs kafesimde asılı duran o derin tını.
Aramızdaki bu yollar, sınırlar ve harita yorgunluğu;
Teninin o buğulu atlasına düşmek için birer bahane,
Gözlerine daha derin gömülmek için saklı birer sessizlik.
Aşk; aramızdaki o en mahrem, o dilsiz uçurum;
Tek bir nabızda düğümlendiğimiz yer: Şahdamarı Mesafesi.
Çünkü gerçek ev; penceresi dünyaya kapanan,
Yalnızca senin boynundaki o sessiz vadiye açılan yerdir.
Oraya bir nefes gibi yerleşir ruhumun bütün göçleri.
Ben şimdi, hiçbir haritada olmayan o huzura,
Sarsılmaz bir mühür gibi, kendimi kazıdım.
Murat Ozan Avcı
Murat Avcı Ozan
Kayıt Tarihi : 1.07.2026 11:54:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Çünkü gerçek ev; penceresi dünyaya kapanan, Yalnızca senin boynundaki o sessiz vadiye açılan yerdir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!