Bazıları erken büyür
Ama öyle herkesin sandığı gibi değil,
oyuncak bırakmakla falan değil
Bir gün olur,
kapı bir daha hiç çalmaz o sesle.
Yağmurun arasından
hızla gelip cama vurdu.
Gözlerinde korku,
yüreği yaralıydı.
Rüzgâr bedenini hırpalamış,
Düşersen bir yola, yönün ben olam,
Bakışın değmezse, gözün ben olam,
Duyulmazsa sesin, sözün ben olam,
Kaybolup gidersen, izin ben olam.
Dağ düşse üstüne, yaşamın olam,
En olmadık anında
bir anda düşeyim aklına,
gülüşünün ortasında bile
içinden bir parça kopsun.
Göğsünün tam ortasında
Zaman beni eskitmedi,
sadece seni derinleştirdi.
Asra yemin olsun
Ey aşk ben seni hiç unutmadım
Sabahlar geldi geçti,
Bak akşam oldu yine…
Güneş gitti.
Yıldızlar da çıkmadı bu gece.
Yüreğim sokaklar gibi kapkara.
Bir çayın buharında,
Sen hiç aç kaldın mı?
Ama öyle keyiften değil,
karın gurultusunun yankılandığı
soğuk bir gecede,
ekmek kokusuna uyanmak gibi.
Bir şair öldü dün gece,
ne ışık kaldı odada,
ne ses.
Bir kalem masadan düştü yere,
bir dize nefesini tamamlayamadı.
Karanlığın bile gölge olmaktan korktuğu zamanlar vardı;
bir avuç yürek, geceyi delip geçsin diye ateş oldu kendine.
Kendi ışıklarını değil, başkalarının yolunu aydınlattılar önce
ve o aydınlıkta en çok kendileri üşüdü.
Bazıları bir akşamüstü düştü yollara,
Başkalarının yükünü sırtladık
bize bırakılmış bir miras gibi.
Kimin acısını yüklensek
gecemiz gündüzümüze karıştı.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!