Yalan
İki kere ikinin dört ettiği,
İnanamıyorum.
Kim icat etti bu matematiği?
Anlayamıyorum.
Farketmez;
İster sıradışı ol...
İsterse sıradan birisi.
Benim sana biçtiğim rol:
Pembe ülkemin Külkedisi.
Mavişin bir kediyim;
Bağdaş kurmuşum,
Kutbun en yalçın buzdağının,
En yüksek platosuna…
Çok seneler öncesinden bellediğim
Üzüleceğimi sandın öyle mi?
Karadeniz’de gemilerim battı diye.
Akdeniz’im kurusa bile,
Ne yazar ulan!
Davam üstündür davalardan,
Davamdan dönmem.
Şahidim dilsiz,
Kılavuzum kör,
Yardımcım elsiz,
Dostum nankör...
Ey ezelsiz!
Ey ecelsiz!
Biz
Mutluluğunu yaşamaktayız,O’na kulluğun.
Özgürlük denen aldatmaca ayağımızın altında,
Kanlar içinde ve cansız.
Siz
Hani, bir fikir vardı ya;
Hani şu, hiç günyüzü göstermediğim;
Hani, beynimin en karanlığına kilitlediğim.
Yıllardan sonra işte yine,
O fikir voltada beynimde.
Voltasının her adımında,
Yarın akşama doğru, yürüyordum yolda,
Karşılaştım çok eski bir dostla.
En son dokuz sene sonra görüşmüştük,
Şimdi hasretle kucaklaştık, öpüştük.
Kara gecenin bağrında,
Elinde kara bir davul,
Çalıyordu şeytan.
Durmadan,
Dum...
Duy!
Şeker kağıdından kefenim,
Tabutum kibrit kutusu.
İşte şimdi benim,
Sessiz alemin, son mutlusu.
Cılızdı ya sesim,




-
Bülent Arkan
Tüm YorumlarŞiirlerinizle yeni tanıştım ve çok güzellerdi nicelerinde görüşmek dileğiyle yolunuz açık olsun