Bana emanet ettiğin en ince, en kırılgan dalı,
Gittim, tam da o kanayan, kabuk bağlamamış yerden kırdım.
Sen bana, "Dünya bir yana, sen bir yana" derken,
Gözlerindeki o eşsiz inancı, sığ bir heves uğruna yaktım.
Görüyorum şimdi yüzündeki o dipsiz hayal kırıklığını,
"Herkes yapar da o yapmaz" dediğin adamın enkazıyım karşında.
Sana hayattaki en büyük korkunu, en sakındığın acıyı yaşattım,
Senin en hassas olduğun o uçurumdan ittim seni bir anda.
Biliyorum, tenin buz kesti o gerçeği duyduğunda,
"Bunu bana, tam da buramdan nasıl yaparsın?" diyen sesin aklımda.
Sanki sırtından değil de, güvendiğin o tek doğrudan vuruldun,
Yapayalnız hissettin, kökünden sökülmüş gibi bu dünyada.
Sana deliler gibi aşığım, bunu ne gök inkar eder ne de yer,
Ama neye yarar ki bu sefil aşk, seni böylesine yıktıktan sonra?
Senin o güveni çalınmış, ihanetle deşilmiş göğsünde,
Ben sadece bir katilim artık, ebediyen kanayacak o yara.
Kayıt Tarihi : 27.08.2026 23:52:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!