Aldırmadan zamana,
Saymadan mevsimleri,
Ben hep seni bekledim.
Gecesine gündüzüne bakmadan,
Yıllar yılları kovalarken,
Gündönümünde mi solar aşklar,
Haziran sonunda mı ölür aşklar.
Seninde mi mevsimlerin var,
Seninde mi günlerin döner,
Seninde mi ömrün biter ey aşk.
Ve senin dilinden,
Sen türkülerini söyle güzelim,
Ağıtlarını ben yakarım.
Sen şiirler ezberle,
Hüznünü ben yaşarım.
Sen aşkın maviliklerinde yüz,
Acılarını ben tadarım.
Şair bu, çiçeği yazar, böceği yazar
Kuru bir yapraktan hüzne karar,
Açan bir çiçekten hayat bulur,
Güneşi görür, Ay’a vurulur,
Mehtaplı geceler de tutulur,
Renkleri seçer, maviye aşık olur,
Hani biri varmış,
mutlu yaşarmış,
sen görmezsen olmazmış,
hayat onunla güzelmiş,
bir gülüşü bir ömre bedelmiş,
bizimki de işmiş,
Başına buyruk gönlüm,
Herşeye susan dilim,
Tuttu yüreğim seni sevdi,
Dilim adınla şenlendi.
Yak aklım, o da bende değil,
Sende kalmış.
Umut diyordu, bir arkadaş umut,
umut mu, o unutuldu dünlerde…
İyi ol diyor du, bir arkadaş iyi,
iyi olmak mı, o birisinde kaldı…
İster dağ başına,
ister şehrin tam ortasına,
çıkar at yüreğinden,
bir kenera bırak yalnızlığı…
İster geceye,
Dilimiz ah o dilimiz,
düşünmeden konuşur bazen,
ne akla sorar
ne yüreğe…
Yüreğimiz ah o yüreğimiz,
Onca hasrete.
Onca özleme,
Onca hüzne,
Ve onca yalnızlığa,
Bir selam yetiyordu.
Alıp gidiyordu kederleri,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!