Hani koparsın ya hayattan,
Hani ölümü beklersin ya düğüne gider gibi,
Kapatırsın gözlerini,
Ruhun ayrılır bedenden,
Kucaklaşır kara toprakla,
Sevdiğine kavuşmuştur artık ten
Hangi illerden gelip, nereye göçersin,
dünya değil mi orası da bir, burası da.
Hangi gönüllerden gelip geçersin,
gönül diyar değil tutmaz birbirini, her gönülde eyleyemezsin kendini…
Hangi dağı aşıp geldin, hangi ovaları yol eyledin,
Anı değil,
dünü yaşasan,
yarına ayak bassan,
kader yine,
kılı kırk yarıyor…
Yaslan şöyle arkana,
rahat rahat nefesini al,
sehpa da bir bardak çay
ve elinde bir sigara.
Bugün keyfinden iç,
nasılsa eyvallahın yok,
Sersefil gözlerim hasretinden,
yangın yeri yüreğim yokluğundan.
Lâl olmuş dilim kederinden,
kuraklığı yaşar gönlüm özleminden…
Yer gök inler sensizlikten,
Nereye baksam,
Hangi şarkıyı dinlesem,
Hangi şiiri okusam,
Sensizlik…
Kime baksam,
Tenime mutluluk,
Gönlüme huzur inmişti,
Seni sevince.
Gözlerime fer,
Yüzüme tebessüm gelmişti,
Ne çok aldanıyoruz,
namerde mert davranarak,
paylaşırken ekmeği, suyu
her sefer sırtımızdan hançerleniyoruz…
Ne çok ölüyoruz,
Sen türkülerini söyle güzelim,
Ağıtlarını ben yakarım.
Sen şiirler ezberle,
Hüznünü ben yaşarım.
Sen aşkın maviliklerinde yüz,
Acılarını ben tadarım.
Hani dünya dönüyor ya dönsün,
Benim gibi pervanedir o da sana.
Hani güneş her sabah doğar ya doğsun,
Benim gibi sana hayrandır belki de.
Hani güneş her akşam batar ya, batmasın istemem.
Benim gibi karanlığa gömülmekten korkuyordur belki de.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!