Dün bir bugün iki,
Bunca keder ne diye,
Sen anlamazsan anlama,
Bende yazarım taşlara.
Dün sevdiğimdin,
Hayat bu yaşama şansı vermez adama
Üstüne üstlük ne hayallerde yerin var
Ne düşlerde, ne hülyalarda
İsmini kimse yanına almaz
Cismini kimse yakıştırmaz tenine
Kırılmış ya kalemin ta baştan
Kimi sevsem sensin
Kime uzansam sensin
Kime omzumu yaslasam sensin
Kime dokunsam sensin
Herkes sen de, bir sen sen değilsin
Nerede sıcaklığın
Kaçır gözlerini benden,
Tutma ellerimden,
Hadi unut beni,
Avut avutabilirsen kendini,
Sil yüreğinden,
Çıkar aklından,
Cennete uzanan merdiven olsan,
Basamak, basamak huzura erdirsen,
Adımımı atmam inan.
Güneş olsan doğsan her gün,
Dünyamı aydınlatsan,
Kahretsin ya,
Ana avrat düz gidesim var şimdi,
Sahte sevgilere,
Verilen sözlere,
Yas tutan gözlere,
İnim, inim inleyen yüreğe,
Kör kızıl aksamlardan al beni,
Salındırma karanlık kuyulara,
Bağlama yüreğime karaları,
Karartma dünyamı bir gece yarısı.
Sabahın toy güneşine sar beni,
Nasıldı gözlerin, içine bakamadığım
Nasıldı saçların, okşayamadığım
Nasıldı kaşların, oka amade yay gibimi
Nasıldı kirpiklerin, yaydan çıkmış, ok gibimi
Nasıldı dudakların, tadına bakamadığım
Nasıldı gülüşün, duymak için ömrümü verdiğim
Taş da benim, toprak da.
Yağmur da benim, sel de.
Kar da benim, boran da.
Yaprak da benim, ağaç da.
Gül de benim, kokusu da
Ova da benim, dağ da.
Terki diyar eylemişsin, dön artık demem,
Yüreğimi değil, elimi bile kıpırdatmam,
Adının geçtiği cümleleri kurmam,
Rastlarsam sana harflerde, yan yana getirmem,
Senin olduğun mekanları dolaşmam,
Yansa kalbim aşkın narında, sana yine yalvarmam,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!