Sen sev gönül,
anlamayan yar utansın!
Sen kırma gönül,
seni kıran aşk utansın!
Sen vazgeçme gönül,
yardan geçen utansın!
Yazılan dörtlüklerde mi anlatabildi
Şarkılar mı söyleyebildi
Nakaratlar mı duyurabildi
Romanlar mı özlemi dile getirebildi
Efsaneleşen aşklar mı bizim sevgimizden daha büyüktü
Biz gönüllerimize mi sığdırabildik
Bir gece vaktı
Uykumda yakaladınız beni
Karabasan gibi çöktünüz
Kıpırdayamadım ne yaptımsa
Haykıramadım ne kadar gayret etsem de
Sevdaydı bu üzerime çöken
Yürek senin için yanarken
Yürek senin için kanarken
Gözler senin için ağlarken
Damlalar senin için sel olurken
Geceler bile seninle gündüzken
Susarken bile seni zikrederken
Ömür dediğin bir ezan, bir selâ arası,
Altı üstü bir hayat işte dersin,
Kısa gibi gelir yaşam,
Bazen anlatmakla bitiremezsin,
Aşka kul olursun, sığmaz için, içine,
Özlersin, yanarsın, her gün artar hasretin,
Yüreğim sen sevdin
Gözlerim sen gördün
Ellerim sen tuttun
Nefesim sen ısıttın
Kulaklarım sen duydun
Yollar siz bize yol oldunuz
Kırık bir kalemin yazdığı son mısralar olurdu,
Maviye olan tutkum olmasaydı.
Kararırdı beyaz sayfalar, gözyaşlarından,
Sana dair beyaz düşler görmeseydim.
Çoktan unuturdu gönlüm,
İsmini kazımasaydım yüreğime.
Sonbahara inat, gönlümdeki kışa inat
Büyüttüm sevgimi sana inat
Zifiri karanlık gecelere, zindanlara inat
Aydınlattım kalbimi sevginle
Savrulan yapraklara inat
Kırılan dallara inat
Sanma ki gönlümde kopacak fırtına öncesi sessizliktir bu
Sanma ki susmalarım haksız oluşumdan
Sanma ki boyun bükmelerim acizliğimden
Sanma ki biçare kalışım sensizlikten
Sanma ki, sanma ki…, hiç biri,hiç biri değil
Sevgi gibi kutsal kelimeye ve sevgiliye olan saygımızdandır sessizliğim….
Bir çocuk gibi oldum,
Yoksan eğer hırçınlaşıyorum,
Her şeyi kırıp parçalamak istiyorum.
Bazen de susuyorum sadece,
Gözlerim doluyor,
Ağlamaklı oluyorum.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!