Buram buram yalnızlık sinmiş üzerime
Yokluğunun rutubeti kokuyor her yan
Gelmeyeceksin biliyorum
Yalnız koyacaksın beni yine
Yalnızlığın dört duvarında
Taşların soğukluğunda….
Sızılayan yarasın gönlümde,
Söyleyemediğim hecesin dilimde,
Anlatamadığımsın,
Acıtsanda yüreğimi, suskunluğumsun...
Her köşe başında gelecek diye beni bekle
Her cümlede beni hatırla
Her insanda ben gör
Her güneş doğuşunda yüzüne vurayım
Her ay ışığında gecene doğayım
Her hayalinde kahramanın ben olayım
Yedikule zindanı yokluğun…
Yalnızlığa verilmiş bir sözüm de yok
Seni terk etmeyeceğim diye
Halen neden yakamda
Düş demekle düşmüyor ki
Şarkılarda,
şiirlerde,
kelimelerde,
sözlerde,
gündüzlerde,
gecelerde,
Hayat ne düne sığdı, ne bugüne
Hayat acılarla yoğururken yaşamı
Sevdiklerimizi katık etti zamana
Aldı aramızdan bir bir
Dalından koparılan yaprak misali
Bizler öylece bakakaldık
Gönül çekerken aşkın hengamesini
Yar sürer sefasını
Dil söylerken aşkın acısını
Yar duymaz bile cefasını
Kalem yazarken aşkın duasını
Yar okur geçer bir yabancı misali
Ortalıkta yalnızlığın verdiği kesif bir küf kokusu
Hayat darmadağın, kırık bir sandalye gibi
Odam sigara dumanından geçilmiyor
Penceremden sana bakıyorum gelirsin diye
Sokak da ayak sesleri
Her geçen insan da seni arar gözlerim
Sen sev gönül,
anlamayan yar utansın!
Sen kırma gönül,
seni kıran aşk utansın!
Sen vazgeçme gönül,
yardan geçen utansın!
Hayal misin, gerçek misin
Geceler boyunca düşlerde misin
Var mısın, yok musun
Dillerde hece misin
Yüreklerde gezer misin
Ben seni istiyorum desem




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!