Değişir göz rengi insanın,
Yüzüne oturur bir geçmişin yorgunluğu;
Kendini tanıyamazsın bazen aynada
Bakar durursun bir yabancı gibi.
Kimi sabırla yandığında öğrenir hakikati,
Kimi yanılgıyla…
Ve herkes bir yangının küllerini taşır;
Kimi vazgeçemediklerinin,
Kimi dönüp bakmadıklarının.
Yüreğimde bir yara var, kanar,
ellerimde zincir, bileklerimde pas,
bu geceyi böyle geçirmemek var,
ama sokaklarda susan bir isyan,
gözlerimde ışığını yitirmiş yıldızlar var.
Biz kimsesiz bir sabaha uyandık,
Güneş bile temkinliydi,
Işığını yavaş sürdü sokaklara
Uyanmasın diye acı.
Duruşma salonu gibi sessizdi gece,
Bir adalet terazisi asılı kalmıştı göğsümüzde,
Ne suçlu ne masum,
Arada kalan hükmün sancısıydık.
İtiraz dilekçesi gibiydi bakışların,
Bir hikaye başlar içimizde,
Yarısı karanlık, yarısı aydınlık.
Her adımda biraz eksilir insan,
Biraz büyür, biraz küçülür aynı anda.
Geceler uzar bazen,
Toprak çıplak ayaklarımla konuşuyor,
Her adımda çatlıyor sabır gibi.
Gökte bulut yok,
Kuru bir dua bile geçmiyor artık.
Çığlıklar birikmiş boğazıma,
Belki de zamandır beklediğimiz,
Yılların yüküyle geçirdiğimiz.
Gökler ağarır, toprak uyanır,
Biz de yeniden doğarız.
Bir rüzgar geçer, dertleri savurur,
Toprak vaktidir kalbimin, çamur demi, can demi,
Yağmurla tövbe ederim, bekler beni her zemin.
Bir avuç suyla yoğruldum, alın yazım çamurdan,
Gözümde filizlenir yol, suskun bir tohumdan.
Bir avuç kömür karası gecede,
Sızar içime şehrin bitmeyen sükûtu,
Yaralı bir kuşun kanat çırpışı gibi,
Gökyüzü hep aynı, hep suskun, hep mahzun.
Bir dua fısıldanır içimde,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!