"Yalnızız, zalimiz ve hırslıyız, bazen alabildiğine saf...Ve en kötüsü, korkağız."
Zihnin karanlık odalarında bir fener,
Geçmişin küllerini üfler de durur.
Aynı patikada dönüp duran bu sefer,
Ruhu kendi ördüğü ağlarda vurur.
Zaman bir nehirse, niye akmaz içimde?
Neden hep aynı taş çarpar ayaklarıma?
Bir düşünce büyür, en amansız biçimde,
Hapis kalır insan kendi yankılarına.
"Neden?" diye sorar, "Nasıl?" diye ekler,
Cevapsız soruların yorgun hamalı.
Gelecek kapıda beyhude bekler,
Çünkü mazi, bugünün zindan karası.
Kendi kuyruğunu ısıran o yılan,
Bilinçtir aslında kendini kemiren.
Anı mıdır, kurgu mu zihinde kalan?
Varoluş bir girdap, insanı eriten.
Dur ey sarkaç, bırak artık sızlamayı,
Gölgeyle dövüşmek hangi savaşı kazandırdı?
Düşünmek dedikleri, bir nevi unutmayı
Bilememektir, zira bende akıl çoktan bunaldı.
Kayıt Tarihi : 8.07.2026 13:16:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!