yazmalıyım seni, inan bana
yazmalıyım seni toprağa
sensizim,her yer çorak
yakıp yıkma, savurma
bari azcık merhamet et
Gözlerim yaş dolu figanla ıslak lisanım
Kalbim sana muhtaç sana muhtaç Allah'ım
Gönlüm kırık boydan aşkım günahım
Ruhum sana muhtaç sana muhtaç Allah'ım
Gariplere mesken öksüzler kucaktır divanın
Canım ,sen benim
Aramadan bulduğum
Kör düğüm bir rüyadan
Çıkardığım yorumsun
Avuçlarımdan uçup
Arşa konan kuşumsun
“Yol arkadaşıma…”
“Gözümden bile kıskanırım”
Hiç bu kadar anlamlı olmamıştı
Canım, dostum, kaderim,
Bu gün yine kapına geldim
Bu gün yine çalamadım zilini
Ve bu gün,yine göremedim seni
Dolaştım divanece sokaklarında
Vefalı rüzgarı alıp yanıma
Bakıp durdum,evine, pencerene
Bir tutam sevgi ve bir uçurtma
Ve bir tebessüm bebekler gibi
Avuç içi kadar olsada yeter
Ve ışıl ışıl bir damla göz pınarında
Ve burcu burcu papatya dudak ucunda
ne yolları sevdim ne yollar beni
ne bülbülü duydum ne güller beni
ağlamayı buldum aşktan ileri
ellerim böğrümde gezdim bir zaman
çırak oldum,ustam,acılar oldu
ey can yok ol faniden
ki sonun yokluk zaten
bir nasip al Bakiden
tek katre yeter sana
ev edna' nın bahrinden
Bir ikindi vakti gibi özlemin
çöküp kaldı ömrüme
ne sabahın neşesi
ne akşamın huzuru
satır satır işledin
Susuz bir güverte de
Yokluk yollarındayım
Mevsimsiz bir baharın
Soğuk kollarındayım
Yüreğim fıldır fıldır
Değneksiz bir deliyim




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!