Buhurdan gibi titrerken gönlüm
Benden daha mesut semadaki ay
Nefesine bile hasretken özüm
Visalin deva olsun ya Rasulellah
Emrinle ikiye ayırdın ayı
Yazdım oldu olmaz ki
Yazmakla yazılmaz ki
Yazanlar vardı hani
Yazıları kor gibi
bırakma ellerimi düşmekteyim
uçurumun kenarında değil
birazdan dibindeyim
merhamet et lütfen
ey ruhumun mücella incisi
deli bir atın toynaklarıyla
Birlikte dalarken gözlerimiz
Aynı mehtaba, aynı denize
Nasıl,görüyorsa her birimiz
Başka mehtab başka deniz
Birlikte işlesekte aynı suçları
Ayrı, ayrı, hepimiz
İnceldikçe duvarlar
Çoğaldıkça kalabalıklar
Ve yaklaştıkça daha çok
Birbirine insanlar
Eksilen onca şey arasında
Artıyor yalnızlığımız
Kabir rahmidir toprak ananın
karanlık,sessiz ve dar
ne gören olur yüzünü
ne duyurabilirsin sesini
yeni bir hayatın bekleyişidir
dünyaya gelişin gibi
Dışarda yağmur
Odamda hüzün
Kirpiklerim neden böyle hep ıslak
Ağlamak için mi geldik dünyaya
Susma artık
Söyle bana Mualla
'kab ı kavseyn yolcularına'
Karanlık çöktü güne
Diken değince ize
Güneş gelmiyor yine
İnsanların insan aramadığı bir yerde açan kırmızı bir gül olmak isterdim
. En utangaç halimle ziyaretçilerimi karşılar ve kokumu salmaktan büyük bir zevk duyardım,.
Koklandıkladıkça O hatırlandığı için...
Bazen ağlardım,bana bakıp O'nu hatırlayınca,ayrılık gözyaşlarıyla yapraklarımı okşayan bir garib ile...
Alnımda siyah terler
Ellerimde tırnak yok
Defterde mor benekler
Günahtan tek ırak yok
Koşuyorum deniz e




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!