Bırak geçsin yine ruhsuz yalancı yıllar
Alnın kırış kırış olsun bırak ne çıkar
Bırak sessiz göçüp gitsin beyaz martılar
Belki bizde gülümseriz bir başka bahar
Bırak solsun mor karanfil kokan avuçlar
Ya Rab kahır yeli sardı gülistanımızı
Kimsemiz yok,bari sen koru Sultanımızı
Kim vefalıyam derse,görsün şu bağımızı
Vefa nedir bilsin,duyup bülbül i zarımızı
Çırpınırken tutmak için
Ölüme zıd dıye hayatı
Biraz ölümsü kokuyor diye
Hiç birimiz sevmedik ayrılığı
Tutunduk birbirimize korkarak
Tutmasın diye ellerimizi
Günlerim ay aylarım yıl olsada
Gözlerim yollara bakıp dursada
Visal alnıma hiç yazılmasada
Bekleyeceğim seni ey gönül kuşum
Yağan yağmur mu
yoksa yıldızlarmı ağlıyor
kamer yine yüzüne peçe mi çekmiş
Gözlerin mi parlayan
Yoksaçöller mi kavruluyor
Dediler bu derdi Mecnun'da çekmiş
Giriyor düşlerime geçmişin parmakları
Görüyorum aynada akseden hayalimi
Bir yanım Adem,bir yanım Havva
Ve ruhumu örtüyor incirin yaprakları
İnsanın kaderi mi bu
Al beni deniz
İçinde sakla
Gönül mahkumdur şimdi
Sendeki elmas sırra
Bir umutsun sen gönül ufkumda
Bir sevdasın ki ta ötelerden
Bir nağmedir gözlerinin sardığı satırlar
Uçuk dudaklarımın fısıldadığı
Bir namedir sana kıvranan yüreğimden
Umut martılarımın ulaştırdığı
Ve senin hasretindir tutuşturan derinden
Geçen yılların kopartamadığı
Az ötede dostlar bizi bekliyor
Şu dünya malına kanma be gönül!
Bir dert var, yanacak adam bekliyor
Üç kuruşluk dertlere yanma be gönül!
Açılırken mahrem yerler,kaygısız
Sen böyle olmayacaktın
dili bağlı,gözü yaşlı
Yaz güneşi gibi
hep parlayacaktın
Hayatın açılan sonbaharında
yediveren gülü gibi,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!