Sesimi istiyordun
Yanına yaklaşmamı
ve kulağına fısıldamamı istiyordun
Kendime asla engel olamadım.
Ne zaman kulağına yaklaşsam
Dudaklarım boynuna değiyor
Senin sesini nasıl sevdiğimi biliyor musun?
Ağzının her hareketinde çıkan sesi
Dudaklarının bir birine çarparken çıkardığı sesi
Sen konuşurken dilinin ağzında yaptığı raksı
Ağzının içindeki sıcacık nefesle nasıl mutlu olduğumu
İşte seni böyle, sendeki sesleri böyle dinledim.
Gene diz kapaklarım ağrıyor
Seninle iken hiç ağrımazdı.
Senin gittiğin yere gider
Vücudumun bütünü ile müttefik olurdu.
Kokun dersen, onu hiç sorma
Sen gittiğinden sonra herkeste seni aradı,
Sen varken bütün kapılar sessizdi.
Sessiz kapılar sayesinde duyuyordum
Eteğinin hışırtısını, dudaklarının sesini
Teninin gerilirken çıkardığı sesi
Dilinin çıkardığı sesi
Kalbinin bana gelince çıkardığı sesi duyuyordum.
Sen böyle gözümün önünde sürekli kıpırda.
Dünyanın en güzel sessiz sineması ol.
Ben her gün seni seyretmek için bilet alırım.
Dudağının sağ kenarındaki perçem,
En çok sevdiğim parçandı.
Ne zaman elime tarak alsam,
Ne zaman parmaklarım saçlarıma dokunsa,
Hep saçların olurdu anılarım.
Sonra en sevdiğim dudağın,
Seni sevmemin dili yok ki.
Her yerde
Her ülkede
Her dilde severim seni...
Birini sevmeye başlamamışsan eğer
Günlerin hep kitap okuyarak
Ve büyük fincanlarla kahve içerek geçer.
Ben seninle tanışanca
Önce kitapların yaprakları kapandı
Sonra da kahvenin tadı değişti
Dudaklarımın arkasında
Sana söyleyemediğim.
Bir türlü açıklayamadığım.
Hapis kalmış,
O kadar çok kelime var ki.
Onları yan yana getirince
Seninle tanışmamıza sebep olan ağacı hatırladın mı?
Hani şu her yaprağında seni seviyorum yazan
Rüzgâr esince seni seviyorum diye fısıldayan.
Dalındaki meyvede dudaklarının tadı olan
Atında uyuduğumda saçlarının kokusu




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!