Sana bir şiir yazıyordum.
Kâğıt bitti.
Kolunu uzatır mısın?
Hay Allah!
Buda yetmedi.
Bu gün bir şey yap.
Yazmaktan koktuğun şiire merhaba de.
Mısraların arasında kaybol.
Belki ayağın takılır suya düşersen,
Gözyaşında boğulursan,
Belki bir tanıdığa rastlarsın.
Öyle çıplaktın ki,
Öyle masumdun ki,
Her yerin şiirdi,
Her yerin mısra idi,
Eğildim, sayfa sayfa okudum
Sayfalarca öptüm seni.
Gece seni sevmeye başladım.
Sabahın ilk ışıkları kıskandı.
Bu sefer sabah güneşinde sevdim.
Akşam olunca da yıldızlar kıskandı
Artık herkesi mutlu edemeyeceğim anladım.
İyisi mi biz birlikte mutlu olalım.
Sevmelerimi ilk önce kulağına fısıldarım.
Sonra karşındaki koltuğa otururum,
Yüzüne bakarak söylerim.
Gamzelerin çıkınca birazcık ileri giderim,
Balkondan bütün komşulara söylerim,
Hem de bağırarak.
İki dudağımım arasında uzandı hayalin
Sonra kendime dedim ki,
"Neden dudaklarının arasında oturuyorsun? "
Seni sonra kalbime yerleştirdim.
Baktım orası çok güzel.
Dolaşıtım bir gezgin gibi,
Sen soğukta kalmış
Sönmek üzere olan bir kıvılcım,
Ben sana yaklaşan bir meşale.
Yanına biraz sokulsam,
Seni tutuşturmama izin verir misin?
Söz veriyorum bağrını yakmayacağım.
Keşke seni de içimde tutabilsem.
Tıpkı sigara dumanı gibi.
Derin bir nefes alır gibi yapsam,
Ve hiç bırakmasam.
Dudaklarıma mühür vursam.
Hiç açmadan ağzımı,
Seni bekliyor olacağım demiştin ya,
Sen beklersen hemen gelirim
Sen beklerken sıkılma diye hemen gelirim
Senin üzüleceğini hissederim ve hemen gelirim
Gözyaşların yanağından süzülene kadar gelirim.
Öyle ki her ikimiz çenende buluşuruz.
Kaç tel saçın dudaklarına dokunur?
Kaç damla gözyaşı yanaklarını ıslatır,
Tenine huzur verir, çíğ tanelerini kıskandırır.
Kaç günaydın bir sabaha sığar sen olmayınca?
Peki ya akşam;




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!