Günaydın sevgilim,
Kopup gecenin rüyasından bak yine sana geldim.
Itırlar sabahın ayazında titriyorken,
İçimdeki yangın ile sana geldim.
Bu kaçıncı gecenin sabahı
Sayısını unuttuğum zamanın?
Bu yalnızlıkta kalakalıyor insan
Silerken kulağından zamanın tozunu
Üşümüş bir ömrün ortasında
Gidilmemiş bir yol gibi ıssız
Eklem yerlerinden sızlar mı hiç
Git gide büyüyor zaman,
git gide tenhalaşıyor an
ve git gide yoksullaşıyor bu viran.
Yıkık saatlerin
sigara dumanı hayallerinden
ses geliyor hep
Bütün gitmeler,
Hep sende kalmaktan yana.
Yaşamaksa bir nefes almak,
Ölmek var olmak dudaklarında.
Hasret garip ya sevgilim,
Bütün hasretler senden yana...
Gitmelerin var ara-sıra uğradığın benden,
İçimde dipsiz boşluklar ve uçurumları doğuran.
Gitmelerin var sorgusuz suskunca bazen,
Beni o uçurumlara düşüren boşluklarda boğduran.
Kanatlarım kırılıyor göç mevsimim de değil ama,
Gitmeli benden,
Düşünmeden,
Durmadan,
Gitmeli benden.
Bilirim nereye,
Bir sana gitmeli.
Gitmeliyim kendimden
Ve terketmeliyim sokaklarımı.
Uzaklaşırken bedenimden
Aşındırmalı ayaklarım kaldırımları...
Gitmeliyim bu gök yüzünden,
Aynı tele konan
İki kırlangıç olamadık seninle
Uzaklar uzaktı yakınlar yakın
Birbirimizin ağzındaki
Birer cümlede birer isim olamadık
Bir çocuk ağlıyorsa sokakta ve bir dilencinin yanıyorsa canı,
Kesilmiş bacağının kopmuş yerinden sancıya sancıya;
Saç tellerin savrulmamıştır daha rüzgarda ondan.
Şemsiyen yağmur yememiştir mevsim ne olursa olsun.
Parsellenmiş bir dünya üzerinde yaşıyorken, parselsiz bir şekilde,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!