Reçine Şiiri - Seyrani Göl

Seyrani Göl
1079

ŞİİR


5

TAKİPÇİ

Reçine

Yelkedeki erik ağacı yaşlanmıştı artık;
köklerinde toprağın unuttuğu yıllar,
dallarında ekşi tatlı meyvelerden kalma anılar,
gövdesinde susarak büyüttüğü acılar vardı.

Adam,
“Artık yaşlandın, meyve vermiyorsun,” dedi.
Birkaç kez balta savurdu
kocaman gövdesine.

Her darbe,
gövdesinde biraz daha derin
bir geçmiş açtı, erik ağacının.

Sonra vazgeçti onu kesmekten.
Balta elinde ağırlaştı,
ağaç ise ilk kez konuştu:

“Bu yaralar öldürmez beni.
Ağaç, gövdesini kaybettiği yerden değil,
kökünü unuttuğu yerden ölür.

Birkaç hafta sonra gel.
Sana bunca yılın hatırına
bir sürprizim var.
Yaralarımın içinden reçine akacak.
Onu yersen ölümsüz olacaksın.”

Adam gitti.

Birkaç hafta sonra döndüğünde
ağacın gövdesinde
kehribar renkli damlalar gördü.
Eğildi,
ilk damlayı avucuna aldı.
Tam dudaklarına götürecekti ki
ağaç yeniden konuştu:

Elindeki reçine
bir ağacın yarasına sürdüğü merhem değil;
zamanın karşısında
acıdan üretilmiş bir hafızadır.

Şimdi söyle:
Ölümsüz olmak mı istiyorsun,
yoksa yaşadıklarının
sende bıraktığı anlamla mı kalmak?”

Adam sustu.
Elindeki reçineye baktı,
sonra baltasına.

O gün ilk kez anladı:
İnsan bazen
başkasının yarasından
kendi ölümsüzlüğünü ararken,
içinde sessizce çürüyen ağacı göremez.

Erik ağacı o yıl meyve vermedi.
Ama baharda,
yaralarının tam ortasından
iki küçük dal sürdü.

O günden sonra adam
her bahar aynı ağacın altında
ölümlü olduğunu hatırladı.

Belki de ölümsüzlük buydu:
Geçip gideceğini bilerek
kendinden geriye
bir dal,
bir gölge,
bir anlam bırakmak.

Ve bazı yaraların
iyileşmek için değil,
insana kim olduğunu
yeniden hatırlatmak için açıldığını bilmek.
S.GÖL

Seyrani Göl
Kayıt Tarihi : 31.08.2026 20:30:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!