Uludağ’ın gölgesi erken düşer suya,
Irgandı Köprüsü’nde renkler çatlar sessizce.
Tahta dükkânların içinden sızan zaman
Elime yapışır, reçine gibi.
Eşkel kıyısında tuzlu bir rüzgâr
Eski bir denizi yoklar içimde.
Kumlar, ayak izini değil
Gecikmiş bir tarihin aydınlığını taşır.
Sabah, ipeksi bir buğu gibi iner kente.
Koza Han’ın avlusunda,
Karanlık tel tel çözülür yeşil gölgelerden.
Cumalıkızık’ta her sokak, gönlüme açılan bir yarık
Ahşap duvarlar eğilir her eşikte.
Şehir, adı bağlanmamış bir sızıyla genişler.
Kar, eski ve beyaz bir sesi saklar yamaçta.
Parmak uçlarımda birikir ince bir serinlik.
Bursa’nın nemli kalbinde
Kıstaslı gecelere yabancılaşarak
İştahla dalgalanan bir bayrak olurum.
Kayıt Tarihi : 26.04.2026 02:10:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!