Tenimin savaşkan,cesur ve öfkeli taraflarına
Bir sulh mahmurluğu yakışmaz diye
Bir harp çevikliği ulaştırdı tezcanlı tellâllar
Buyurgan bir cümle edinip dolaşıp kıta kıta
Dolaşıp kürre-i arzı kalbimde sancılar,
Hüzünler, ayrılıklar ve olmadık çılgınlıklar
Kentli bir yorgunluk taşıyorum omuzlarımda
Sessiz ve derin… Kahırlı ve bedbin
Issızlığın o kemirgen zırhı rüyalarımda
Parça parça yıkılmış surları gibi şehrin
Duyuyorum uzaklardan çarpıntısını kokunun
Sessizliği, sensizlikte eş tutan bir yazgının
Çocuksu tesadüfüne yalnızca şaşıyorum.
Karşılıyorum uykularımla yorgun gözlerimi
Halipürmelalime tercüman olmak için
Önce dudaklarına konmak isterdi dizeler
Bakışlarının denizine şahit tutsam gözlerimi
Geçmez olur benim için günler ve saatler
Döküversem tenimi anbean sana değer
Kaybetsem ne olur varlığında izimi
Şarkıların en içlisi,gecenin derin ezgisi
Kızıl ufuklar gibi uzanır dudakların
Akşamın o temiz ve rüyalı tenine
Bakışlarını gözlerimin ortasına bıraktın
Eritmem için kalbimi ellerine
Deniz meltemi olup dağılırım ruhuna
Gecenin karanlığı kaplar tüm saatleri
Rüyalar ve kâbuslar birbirini içer
Kalbimden başka zırhım yokmuş meğer
Hatırlamamak ne kadar zor tutuşan o elleri
Çare olur mu çağırmak o mavi denizi ?
Kıymetli dostum Ali Şenses'e
Geldim,yamaçların ve dağların yalnızlığını
Omuzlarıma bir apolet gibi takarak
Ve şehrin keşmekeşine bulanarak geldim.
Tenimi bir bayrak gibi sallayarak
Gözlerimde inatçı ve kindar bir karabasan
Tenimde ilmik ilmik düğümlü bir çözülmez büyü
Kalbim, ayıramaz artık iyiyi ve kötüyü
Çare olmaz dudaklarını şehvetle tenime dağıtsan
Dağların hıçkırığını sanki kim duyabilir?
Şehirli ve yapay uykuların dibinde
Saf ve çocuksu arzularımız olabilir
Hükmü var mı bilemem bankaların gözünde
Acıyla büyütürdün saçının her telini
Şair Paul Valery’e
Bir çağrı baştan sona kaplayıverdi kalbi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!