Yolumuz diken dolu, ne uyur ne yatarız
Bakın tarihe bakın bambaşka bir ırkız biz.
Keskindir kılıcımız tozu toza katarız
Bir Kürşad'ın izinde şaha kalkan kırkız biz.
Ağyar olsa tüm cihan zalime baş kaldırdık
Köprü altında unutulmuş mutluluklar için
ne yağmurlar boşaldı göklerden,
iki gözün ağlamasıyla yeniden yeşerecek,
UMUTLAR...
Bir nebze inanç bıraktım yüreğine
Aksi düşünülse de canandan ötedir can
Can yanında sukütta aşkı anlatan lisan
Üç günlük saltanata bir ömür harcar insan
Kanar deyip yarayı her vakit kaşıyamaz
Yeryüzünde hiç kimse umutsuz yaşayamaz!
En çekilmez halimle yazıyorum
gözyaşlarım düşüyor yar sayfa aralarına
her şeye rağmen ''seni seviyorum''
söyleyemesem de
sen benim canımsın, ruhum, mutluluğum
Sesin diyorum, sesin!
Sükûnet kokuyordu her şeye rağmen.
Ve yıldızlar
Düşüyordu saçlarına.
Gözlerini kırpan yıldızlar,
Gecenin tam ortasında.
YÜRÜYORUM BEN
Göğsümde hançer var sırtımda bıçak
Sivrile sivrile yürüyorum ben
Hasretin yükünü çekerken ayak
Kavrula kavrula yürüyorum ben
Zaman bir asır,
İçinde yanan bir sır,
Devleşti her yer,
Sırtında bin yıllık bakır,
Dolandı kalbine,
Şekillenip satır satır.
Kabuk bağladığını zannettiğin yaraların varsa
içine sızıları akan
birde umudun elinden alınmışsa
ve hiç bitmeyen bir savaşın yorgun kılıcıysan
gülmeyi silmişe birisi gözlerinden




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!