Hadi susma devrilsin konuşamadıkların, ağzının tavanına neden yapıştırıyorsun harfleri söyle hadi haykır dedi şair dudakları büzülerek eğdi başını kadının omzuna..
Yağmurun altında ıslanırken nemli nemli gözlerle baka kaldı kadın nutku tutulmuştu bir an, hiçbir şey diyemedi susa kaldı, yutkunarak soluğunu içine çekti göğüsünü dövüyordu sanki kaburgaları heyecandan titriyordu dudakları..
Aldanıp seher yeline
Estin de ne oldu sanki
Yüreğimin bam teline
Bastın da ne oldu sanki
Öfke...
Öfkeyle körüklersen kalbinde sönen mumu
Nasır tutan sevgiler yaşatır bağ bozumu
Hayat uzun bir koşu umut bitmeyen ateş
Eskiler derledi ki "sel gider kalır kumu."
Bilgi meşalesi yanar o nazenin ellerinde
Sen cehalet ateşini söndürensin öğretmenim.
Yurdumuzun köylerinde köşe bucak illerinde
Şu evreni cennet köşke döndürensin öğretmenim.
İlk sözüm sanadır son sözüm sana
Atanın özünden çıkma sen oğul
Yüreğin ağrır da düşersen yana
Babanın sözünden çıkma sen oğul
Yüzünde hüzünler gönlünde çile
Yaz demeden ciğerime gizlice düşen cemre
Al dudaktan iki buse merhem olmaz derdime
Yazık çare bulunmaz haktan gelen her emre
Yollarıma kor düşer de kimse gelmez yardıma
Gel bir ömür yanımda ol gam değmesin telimize
OLMUYOR
Kalplerde hüzün gezer gözlerdeyse gözyaşı
Her manaya bir anlam yüklesek de olmuyor
Doldurdukça boşalır çatlayan sabır taşı
La havle’yi zikredip beklesek de olmuyor
Susalım sevgili bütün günahlara
ve bir ömrü bırakalım aşkla dolu umutlara
sevdaya dair ne varsa içimizde
sessizce yaşatalım acıyan yüreğimizde
Bıkmadan usanmadan duaya açalım ellerimizi
Neredesin sevgilim
bak kış geldi yamaçlarıma,
papatyalar ezildi karların altında
sahi ne zaman motiflemiştim papatyaları saçlarına
uzun zaman oldu gideli yaprakların
Karaydı ve derindi gözleri
Örttü üstünü bir bulut
Mavi gök tutuşurken avuçlarında
Gümüş gibiydi kaşlarının arası




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!