NİKSAR'IN İÇİNDE
Niksar vadisine doğarken güneş
Kalenin burcundan esen yeli var
Tarihi yeşile olurken kardeş
Maziye dokunan gizli eli var
Umutları ellerinden alınmış insanlar
bazen nefes alıyor gibi görünseler de
içlerinde sadece kuşlardan cesetler taşırlar
o da senin göremeyeceğin kadar..
İncinir değersen narin bir daldır
Çiçektir her zaman kadın dediğin
Sevgisi kalbinde dudaklar baldır
Hüznü depremlere sebep olmalı
Gölgene eş olur her an peşinde
Gökyüzüne ulaşır kesmezsen her bir dalı
Yeşiliyle ülkeme nefes sunar ormanlar
Kâh zengini ağırlar kâh ağırlar hamalı
Her ağaç bir gölgedir neden yanar ormanlar
Kim bilir kim, kaç yiğidi hasır üstüne yatırdı?
Sevenlerin üzerine doğan güneşi batırdı.
Ah bir dili olsa idi neler neler anlatırdı
Gözyaşlarını saklayan güncenin hüznü olmasa.
Ezelden ebede giden yol kısa
Safımız bellidir haktır Allah’ım
Şirrete çekerken şeytanî yasa
Alnımız daima aktır Allah’ım
Anlamsız uzaklıklar gel desen gelirdim ben
Yollar uzak diyorsun bir gel de ne olur yar
Her an hasretindeyim ruhum senin istesen
Sanki kayıp viranım, sana ihtiyacım var
Bir rüyaya dalalım sende kapat gözünü
Mutsuzduk
Çünkü
Mevsimsiz özlemlerde taşıdığımız sevdamızı
Vuslatın kanatlarıyla uçuramadık.
Mutsuzduk
Çünkü
Kahrederek geçen güne, haykırsak çığlık çığlığa
Gülelim mi ne dersin yar kalbime düşsün yolların.
Düşünce aşk göğsümüzden bilinmeyen bir sığlığa
Bulalım mı ne dersin yar kalbime düşsün yolların.
Hiç acı, hüzün olmasın sevda dolu bu temada
Yalnız gecelerimin parlak bakışları
kayan yıldızları çalıyor
onlar bile bir dilek hakkımı
çok görüyorlar
zifiri sessizliğinde
tek bir sese ihtiyaç duyuyorum




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!