Hayret!
yenilmişim
derin duygularda kaybolmuşum
çıkmazlardayım
her yanım şaşkın
sensizliğin tam ortasında
İçimden geçenleri kağıda dökeyim diyorum
olmuyor
o kadar çok şey biriktirmişim ki içimde
hangisinden söz etsem kırık cam gibi batıyor yüreğime
susmak geliyor içimden
susuyorum
Sanki maskeliler gibi riyakâr insan yüzleri
Kör olmuş gönül gözleri yanlış zamanda doğmuşum.
Ömür hayat yokuşunda arıyor dizim düzleri
Bağrımda hazan közleri yanlış zamanda doğmuşum.
Takılsa ayağım taşa yalnızlık yine vuruyor
İçinde bir çocuk vardı sanki,
Yazdığım onca şiirden başkaydı.
Ödünç mü almıştı sıcaklığını bir çölden,
Neredeyse her bakışı aşkaydı.
Okuyacaktı bilmeden sözlerimi,
Aslında ayaklanan tüm hislerimi.
Yiğitler ölürken susmak olur mu?
Bu vatan bölünmez zor dedi gardaş.
Şehitlerin kanı yerde kalır mı?
Bunun hesabını sor dedi gardaş.
Şehadete giden yolun öncesi
Nice yaş dökülürken kirpiğin üzerinden
Gözlerini uzaktan süzdürdün işte bana
Halimi her kim görse ağlardı kederinden
Ah sabır torbasını büzdürdün işte bana
Hayli zaman oldu bir mektubun ucundan tutmayalı
her gece sarılsam da hayaline
yokluğun direniyor inan kalbimin diline
Gittiğim her yol sonsuzdu,
ama sonu hep çıkmazdı
YEMİN
Soğuk bir gündü,
gecenin bitimi, sabahın uyanışı
dışarıda hafiften bir kar yağışı
Sevginin kandili yandığı anda
Aşığın mâşuğu andığı anda
Saatler vuslata döndüğü anda
Yerim Tokat yurdum Tokattır benim
Sevincimle derdim Tokattır benim.
YEŞİLIRMAK
Bende bir yürek var ki çağlar durur bilesin
Aşk sardı her hücre mi dağlar inler bilesin
Aşamam tepeleri bir yol vardır önümde
Yeşilırmak halime ağlar durur bilesin
İki elin kanda olsa, durmayasın gelesin.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!