Kar üstünde kurtlar yürür iz olmaz
Dil söze sarılır Tokat ilinde.
Eşiğinde doğrulmayan diz olmaz
El göze sarılır Tokat ilinde.
Gel derdine deva ara sor varsa
TOKAT'IM BİR RÜYANIN GİZEMİ
Nice uygarlık burda yıllarca hüküm sürdü
Tokat'ım iz bırakan bir geçmişe eşiktir
Şan dolu bir milletin çağlardan beri yurdu
Medeniyetler boyu insanlığa beşiktir
TOKAT KEBABI EFSANE
Azıcık kilo ver desen Ahmet'e
Bir gıdım vermeye girmez zahmete
Rağbeti ya tavuk ya olur ete
Koca bir siniyi götürdü gitti.
Hayret!
yenilmişim
derin duygularda kaybolmuşum
çıkmazlardayım
her yanım şaşkın
sensizliğin tam ortasında
İçimden geçenleri kağıda dökeyim diyorum
olmuyor
o kadar çok şey biriktirmişim ki içimde
hangisinden söz etsem kırık cam gibi batıyor yüreğime
susmak geliyor içimden
susuyorum
Sanki maskeliler gibi riyakâr insan yüzleri
Kör olmuş gönül gözleri yanlış zamanda doğmuşum.
Ömür hayat yokuşunda arıyor dizim düzleri
Bağrımda hazan közleri yanlış zamanda doğmuşum.
Takılsa ayağım taşa yalnızlık yine vuruyor
İçinde bir çocuk vardı sanki,
Yazdığım onca şiirden başkaydı.
Ödünç mü almıştı sıcaklığını bir çölden,
Neredeyse her bakışı aşkaydı.
Okuyacaktı bilmeden sözlerimi,
Aslında ayaklanan tüm hislerimi.
Yiğitler ölürken susmak olur mu?
Bu vatan bölünmez zor dedi gardaş.
Şehitlerin kanı yerde kalır mı?
Bunun hesabını sor dedi gardaş.
Şehadete giden yolun öncesi
Köprü altında unutulmuş mutluluklar için
ne yağmurlar boşaldı göklerden,
iki gözün ağlamasıyla yeniden yeşerecek,
UMUTLAR...
Bir nebze inanç bıraktım yüreğine
Aksi düşünülse de canandan ötedir can
Can yanında sukütta aşkı anlatan lisan
Üç günlük saltanata bir ömür harcar insan
Kanar deyip yarayı her vakit kaşıyamaz
Yeryüzünde hiç kimse umutsuz yaşayamaz!




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!