Sebepsiz yere üzülür mü insan?
gülmekten vazgeçer mi
sebepsiz yere dağlar mı yüreğini
acılara boğularak
atar mı içine
dile gelmeyen feryatlarını
Baktığım aynada yokum şimdi ben
Yüzü unutturdun bana sevgilim
Aşk yolu yokuşmuş yollarda diken
Düzü unutturdun bana sevgilim
Sözlerin kırbaçtı gözlerin oktu
Ağlaya ağlaya gözlerinde yaş
Kalmayan ne yapsın söyle be ustam
Ah ağız tadıyla yenmiyorsa aş
Olmayan ne yapsın söyle be ustam.
Eğlenme yaban elde çağıran varsa koş gel
Muhabbet tezgâhında haz nazdan uzaktadır.
İster ellerin doldur ister yüreğin boş gel
Sevdanın dergâhında söz sazdan uzaktadır.
Yanlış yönü gösterince şu feleğin tabelası
Her yol bir gün ayrılığa çıkar deme sakın bana.
Kırk yamalı şu yüreğin sevda başının belası
İçten içe yer bitirir yıkar deme sakın bana.
Yar yüreği kanatırken merhem arar yarasına
Hainler avlanırken can evinden vuruldun
Söyle kurşun yaranı şimdi kim sarsın Eren
Gencecik bir fidandın gönüllere kuruldun
Bağrımızda köz oldun vatana yarsın Eren
Bir selamın hor görüldüğü vakitte
umut etmekten vazgeçme
sakla göz yaşını
sakla acını
kendinden bile hayalini
içten içe yansa da kömüre dönmüş hayatın
Vazgeçmek istiyorum
seni sevmenin ağırlığından
yüreğimin kan ağlamasından
seni uzaktan yar bilip
yakınlığın imkansızlığını bilmekten
seni düşünüp her an
Üzümören, Pazar işte Kazova
Var da ye Tokat’ın has yaprağını
Birliğe çağırır bu güzel hava
Sar da ye Tokat’ın has yaprağını.
Almus' tan yukarıda tozanlı adlı dere
Emanete bekçidir gelin gezin bir kere
Kolköy'üm iki yandan sıralıdır dağlarla
Dört yanı boydan boya örülüdür bağlarla




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!