Sevdadan bana kalan kuru gül yaprakları
Son güzümden hatıra bir tek onlar kaldılar
Yine yağmuru bekler sevdanın tutsakları
Kime gönül verdiysem hep hicrana saldılar
Vurgun yedi yüreğim kimi görüp sevdiysem
Tek suçlu ben değilim bu hallere geldiysem
"Dönmek İçin"
Uykular İstanbul'un ellerinde yansın bu gece
Yol uzun,
Yol ateş hattı diyor içimde bir ses.
Aynı şehri paylaşıp da,
Kutsal topraklarından silinemez mazisi
Bilirim yüz yıllardır insan tarih iç içe
Manayla bütünleşen yaylası arazisi
Uzaktan seslense de kulak ver Domaniç’e
Şöyle bir iç çekip yar dediğimde
Sevdiğim yanımda ol istiyorum.
Sorunca arzumu söylediğimde
Yaş olup gözüme dol istiyorum.
Issız bir akşam vakti yürürken
kuytu bir köşede buldum düşlerimi
diz çöküp oturdum usulca
sensizliğin en yoğun anında
hiç konuşmadık
geceyi dinledik
İnsanlık suçuydu bir cana kıymak
çoluk çocuk demeden kollarını kırmak
namlusunda kurşun, ellerinde coplar
rüyasından vuruluyor çocuklar
dünyası zahir, alemi berzah
onlar ki yaşarken yapayalnız
Senelerdir zalim Çin'in eli mazlum üzerinde
Bir ah etsen ciğerlerim sökülür Doğu Türkistan
Onca bebek, ana baba, sanki mahşerin yerinde
Gözlerimden gözyaşlarım dökülür Doğu Türkistan
Önsözü hiç sevilmeyen zulüm dolu bir destansın
DÜŞLERİMİN ARDINDAN
İlahi bir ışıkla yankılanıyor sesler
Sesler o ki ruhumda nice umudu besler
Beslendikçe bedenim kuvvet alır imanım
İmanımla geceler nice günleri süsler.
Telaşımı mazur gör sevgilim,
Nicedir susuyorum.
Ki, bu susmalar çığırtkan bir özleme gebe,
Biliyorum.
Seni öyle çok seviyorum ki
uzaklığın anlamsız kalıyor
her yerde seni hissediyorum
gecede, derinde, yüreğimde
ruhun her an benimle
uzattım ellerimi sana doğru




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!