Kim özlemez kuruyan dalda gül kokusunu
Bu soylu savaş için dik dur hayırsız olma.
Sil alnında beliren melanet dokusunu
Dünya dönüp dursa da sen sakın arsız olma.
Aslen kardeş olsa da elem hüzün ve çile
Ayrılsa da bir yerde Kürdü, Çerkezi, Lazı
Alında aynı yazı ırkımız belli bizim.
Destan yazar tarihe Kürşat, Ayşe, Iraz’ı
Bir yolda erkek kızı kırkımız belli bizim.
FİLİSTİN ÇİÇEKLERİ
Kan ağlıyor derinden kutsal belde Filistin
Hakk davanı taşıyor taşlar elde Filistin
Her köşenin başında sizi bir zalim bekler
Acımadan vurulur Filistin'de bebekler.
Korku yoktu yüreğinde yıldırmadı onu ölüm
Kutlu yolda giden yola iz diyordu Osman Paşa
Kör olsa da iki gözüm kırılsa da elim kolum
Biri bire kattığında biz diyordu Osman Paşa
Ellerimizden Ayrıldık Önce
'' GÖNDERİLMEYEN MEKTUPLAR''
Bir akşam vaktiydi gözlerin gözlerimden geçtiği an
kollarım boş bir hayalin beline dolanırken
kim bilir sen hangi gözlerin derinliğinde hapsoluyordun..
Baş vermeye hazırız biz İslâm’ın yolunda
Tarihi yeni baştan yazmalıyız Afrin'de
Ne hükümse yaşarız yazılmışsa alında
Allah deyip bin çukur kazmalıyız Afrin'de
Yâr bildik sevdayla kutsal vatanı
Uğruna veririz elbette canı
Üstüne sürülen şehit'in kanı
Bırak o boynunu bükmeyi bırak
Dalgalan gönderde ey nazlı bayrak!
Telaşımı mazur gör sevgilim,
Nicedir susuyorum.
Ki, bu susmalar çığırtkan bir özleme gebe,
Biliyorum.
Seni öyle çok seviyorum ki
uzaklığın anlamsız kalıyor
her yerde seni hissediyorum
gecede, derinde, yüreğimde
ruhun her an benimle
uzattım ellerimi sana doğru
Hayat yokuşunda yol uzar gider
Bitmeyen çileler sızı dünyada
Hayaller azalır umutlar biter
Doğmadan yazılır yazı dünyada.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!