Sapıp ters güzergaha kapıları kapatıp
Çıkarsın deli gönül bu yolun dönüşü yok.
Yorgun hayallerini tek tek önüne katıp
Bıkarsın deli gönül bu yolun dönüşü yok.
Söyle kim tutar Türk'ü, zinciri kırılınca?
Kendi kabına sığmaz sıkılır yüreğimiz.
İnsan sınar sabrını sırtından vurulunca
Her şehit haberinde yıkılır yüreğimiz.
Gökkuşağı gibiyiz pırıldar gözlerimiz
Sevginin gülü biziz, işte budur farkımız
Sizden farklı olsa da elimiz, yüzlerimiz
Şevkatin yolu biziz işte budur farkımız.
İnsan kendine hamal yükü ezelden ağır
İster kapa ağzını istersen bağır çağır
Kimi duymazdan gelir kimisi olmuş sağır
Kalp katı, vicdan silik, gözler kapalı hayret
Bir çınar ağacının görkemli duruşundan
kendine pay çıkarmalı adam dediğin
onun gibi dik durmalı
kucak açmalı sevdiklerine
sarmalı şefkat dolu kollarıyla
sırdaş olmalı
Aşkın ile döndürüp, durdursam şu dünyayı
Geçip giden zamana tehir olasım gelir.
Durma ey deli gönlüm süsle güneşe ayı
Almaya nefes yoksa zehir olasım gelir.
Konsam bir bülbül olup pembe gülün dalına
Yüreği hiç dikiş tutmaz yapılsa da bin bir yama
Kızdığı an selam sabah kesmesi var Tokatlı'nın.
Baksan efkâr tepesine yaprak kıpırdamaz ama
Yar denince efil efil esmesi var Tokatlı'nın.
Gelin kızı bekliyorken yâri en güzel çağında
Vatanını sevmeyi sanma sakın abartı
An diriliş akdidir kalksın puslu karartı
Bu zafer mavi gözlü bir devin eseridir
Vatanım da çok göz var yüzyıllardan beridir!
Bir hoşçakala sığdırıyorum seni
öğlenin bir vaktinde
karlı günlerin soğuk yüzünde
esen her rüzgarda üşüdü ellerim
buz tutmuş senli yanlarımdan bi haber
hangi soğuk yokluğundan daha çok üşütür ki beni
Yiğitlerin yoluna kancık pusu kuranlar
Sanıyorsun bitecek bu aşkı taşıyanlar
Kahpelik soyunuzda anasını satanlar
Yanınızda kim varsa kellesini kesmeli
Size kurşun az gelir yağlı ipte asmalı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!