Bir hoşçakala sığdırıyorum seni
öğlenin bir vaktinde
karlı günlerin soğuk yüzünde
esen her rüzgarda üşüdü ellerim
buz tutmuş senli yanlarımdan bi haber
hangi soğuk yokluğundan daha çok üşütür ki beni
Yiğitlerin yoluna kancık pusu kuranlar
Sanıyorsun bitecek bu aşkı taşıyanlar
Kahpelik soyunuzda anasını satanlar
Yanınızda kim varsa kellesini kesmeli
Size kurşun az gelir yağlı ipte asmalı
AYAKKABI
Yalın ayak olur mu mahallenin muhtarı
Nasıl giydin be adam bilip ayakkabımı
Yüzün yok anladım da kayıp mıdır astarı
Nasıl giydin be adam silip ayakkabımı
Maveradan bir sesle muştuların geliyor
Minarenin ışığı süzülür Ayasofya.
Fatih Sultan Mehmet'in artık yüzü gülüyor
Ezan sesin susmasın, üzülür Ayasofya.
Bugün var yarın yokum sevdaya mühür vurma
Koy gönlünü gönlüme, derdimin dermanı sen
Şartsız sev seveceksen sineme kahır vurma
Bu gönlüme yazılan destanın fermanı sen
Bağbanların içinde gezme ey gül güzeli
Nicedir ne haldeyim.... Sezme ey güzeli
Bu nasıl bir hazan, gelmiyor bahar
Gülleri küstürme ey nazlı güzel
Ya al bu canımı ya sinene sar
Gülleri küstürme ey nazlı güzel
Kırma tutunduğum dalları bir bir
Güneşe Karşı Doğmuşluğum
Birimiz gitmeliydi
gitmek için değil aslında
Haktan gelen fermana boyun eğdi yeryüzü
Ansızın uğultuyla sarsıldı aziz şehir
Buzdan duvarlar gibi ölümün soğuk yüzü
Ecelin ellerinden sunulur her gün zehir
Ansızın uğultuyla sarsıldı aziz şehir
Baş vermeye hazırız biz İslâm’ın yolunda
Tarihi yeni baştan yazmalıyız Afrin'de
Ne hükümse yaşarız yazılmışsa alında
Allah deyip bin çukur kazmalıyız Afrin'de
Yâr bildik sevdayla kutsal vatanı
Uğruna veririz elbette canı
Üstüne sürülen şehit'in kanı
Bırak o boynunu bükmeyi bırak
Dalgalan gönderde ey nazlı bayrak!




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!