İnsan kendine hamal yükü ezelden ağır
İster kapa ağzını istersen bağır çağır
Kimi duymazdan gelir kimisi olmuş sağır
Kalp katı, vicdan silik, gözler kapalı hayret
Bir çınar ağacının görkemli duruşundan
kendine pay çıkarmalı adam dediğin
onun gibi dik durmalı
kucak açmalı sevdiklerine
sarmalı şefkat dolu kollarıyla
sırdaş olmalı
Affet Allah’ım
İçine düşmüşüm dünya ağının,
Hallerim perişan, affet Allah'ım.
Bağbanı kör gezer vuslat bağının,
Güllerim perişan, affet Allah'ım.
Sevdalar ağlarken sessiz sedasız
Lal olan dudağın dili olsaydım.
Güzel yaşanırdı aşk elvedasız
Yar diyen bülbülün gülü olsaydım.
Yağdıkça yağmur sızlardı şehir
Yıllardır bağrımızda tüter durur dumanı
Tarihten silinmeyen yazıdır Azerbaycan
Ermeni'nin tuzağı aldı onlarca canı
Kalbimizi titreten sızıdır Azerbaycan
Dört tarafım dört duvar gelip geçti zamanlar
Sessizliğin koynuna düşleri yükler gibi.
Günler aylar haftalar yıllar ne de yamanlar
Sanki geçen her anı vuslata ekler gibi.
Vebali Çok ağırdır bitmez aşkın günahı
Adımı koymuşlar doğunca hemen
Dalmışım ummana, akış belirsiz.
Ne yana çevirsem dönüyor dümen
Ömrüme işlenen nakış belirsiz.
Ne güneş doğuyor ne yağıyor kar
Aşkın ile döndürüp, durdursam şu dünyayı
Geçip giden zamana tehir olasım gelir.
Durma ey deli gönlüm süsle güneşe ayı
Almaya nefes yoksa zehir olasım gelir.
Konsam bir bülbül olup pembe gülün dalına
Yüreği hiç dikiş tutmaz yapılsa da bin bir yama
Kızdığı an selam sabah kesmesi var Tokatlı'nın.
Baksan efkâr tepesine yaprak kıpırdamaz ama
Yar denince efil efil esmesi var Tokatlı'nın.
Gelin kızı bekliyorken yâri en güzel çağında
Vatanını sevmeyi sanma sakın abartı
An diriliş akdidir kalksın puslu karartı
Bu zafer mavi gözlü bir devin eseridir
Vatanım da çok göz var yüzyıllardan beridir!




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!