Sen varsın,
ve dünya bu yüzden dönüyor olabilir.
Gözlerin, bir sırrın önsözü gibi—
hiç yazılmamış ama herkesin bildiği.
Ellerin dokunmadığı her şey
Seni anlatmak,
güneşin doğuşunu tarif etmek gibi,
kelimeler yetmez.
Sana dokunmak,
suya uzanan bir yaprağın hafifliği gibi,
Çok sevdiğin rengi birlikte izlemek için,
Mor bir gün batımı olsun isterim.
İzlerken elini tutup,
Yorgun kalbimin dinmesini beklerim.
O sevdiğin vapura binip,
Bahar bir insanla gelebilir insana,
Bir gülüşle uyanır dallar,
Bir sesle yumuşar en sert rüzgar,
Ve güneş, daha içten ısıtır dünyayı
Bazen bir bakış değiştirir mevsimi,
Bazı aşklar gökyüzü gibidir,
Dokunamazsın ama hep oradadır.
Ben de seni öyle sevdim işte,
Uzak ama hep kalbimde saklı.
Sen çoktan bir hikâye yazmışsın,
Bir şehrin omuzlarında yükselir zaman,
taşlar konuşmaz ama
her çizgisinde bir çağın nefesi saklıdır.
Avlularında gezen serinlik,
yalnızca rüzgâr değildir;
binlerce yılın sabrını taşır üstünde.
İnsan sevdiğini bir gün mutlaka kırar,
Bunu bir sözle yapar bazen,
Bazen de susarak…
Bir bakış vardır;
Kılıçtan keskin,
Ve bir sessizlik vardır
Konuştuk.
Yetmedi.
Sustuğumuz yerden
daha çok kırıldık.
Aynı anda baktık bazen—
Bir cümle gibiyim —
Başı büyük, sonu eksik.
Gözlerimle değil,
İnancımın küllerinden görürüm artık.
Kaldırımlar ezberledi adımlarımı,
Alacagöl kıyısında büyüyen yelçin otları,
hiç anlatılmadı şiirlerde—ben anlatayım:
Sessizliğin göğsüne düşen bir mavi çentik gibi
kıpırdanır düşsel bir serinlik.
Gözlerin,




-
Hümeyra Gümüşçıbık
Tüm YorumlarTebrikler. Üretkenliğiniz bir çığ gibi ülkeyi kaplasın ve sizleri örnek alanan iyi insanlar çoğalsın.