Kırk derdim varsa, otuz dokuzu sen,
Kırkıncısı, senle dolu olan ben.
Şimşek çakar, gök yarılır ya aniden,
Bulutlardan süzülen, yağmur gibi ben.
Gün vurduğunda, yedi renge bürünen sen.
Yerler ıslanır, kirler aklanır.
Kuzum
Toprak kabarır
Filizlenir canlar
Neşe saçar çiçekli bahar
Asırlar geçer yazlı kışlı
Bedenler genç, yaşlı
Çarşının tam orta yerinde
Bir biz,nasırlı elinde
Bal mumu ipliğinde
Çekiç, örs, tahta masanın üstünde
Deriden önlük dizinde
Tek oda, kuyruklu odun soba
Senden de,
Benden de,
Bir şeyler kaybettik.
Geçilmiyor bir laftan,
Biçilmiyor bir kaftan.
İşte o zaman biz kaybettik.
Yaşam:
Derya deniz,
Ölüm, kör bir kuyu.
Aşk, bir sel.
Öfke; deli rüzgâr,
Kin ve nefret, ruha eziyet.
Hasrete doyasın istedim.
Ruhun kirden soyasın istedim.
Sabırla yoğurdum ruhumu,
Küllendirdim sevgi korumu
Diliyorsa döner gelir elbet,
Üfler sevgi külünü, bulur elbet.
Bazen o kadar canımız yanar, sıkılır, kendimizi yalnız hissederiz ki; koskoca bir boşlukta gibiyizdir. Hayat çekilmez olur işte o zaman.
Oysa yaşam bizim dışımızda hala devam etmektedir. Kimi için henüz bir başlangıçtır, kimi için bir sondur, bazıları ise bütün bunların dışında vurdumduymaz, yoluna devam etmektir. Ama hiç kimse diğerinin ne yaşadığını bilmez.
Ama bazı dostluklar vardır, size elini uzatır. Bir doğa parçası, bir şarkı, bir anı ya da gerçek bir dost. Sizi çekip çıkarır, olduğunuz yerden. Aslında yaptığı sizin ruhunuza ışık tutmaktır. Gerisi size kalmıştır. Ya tamamen sıyrılırsınız, ya da arada bir dönersiniz. Aynı şarkıyı dinler gibi.
Bir hikâyedir, okyanusta iki dalga karşılaşır, biri yorgun ve isteksiz ilerlemektedir, diğeri büyük bir iştahla yol almaktadır kıyıya varmak için. Mutsuzluğun ağırlığından nerdeyse kımıldamayan arkadaşına rastlayınca sorar, hayırdır bu ne yavaşlık böyle? Diğeri der, aman acelem yok. Bak gidenlere, kıyıya çarpıp, çarpıp param parça oluyorlar. Diğeri der, iyi ya işte ait oldukları yere dönüyorlar. Biz okyanusun bir parçası değil miyiz? Hadi biraz gayret, geç kalmayalım.
Bizde hayatın bir parçası değil miyiz? Ondan nasıl koparız? Nasıl onu yaşamadan, acısını, tadını almadan mutlu oluruz.
Aşk sancısı,
Küt küt vuruyor yüreğime.
Yarem, öyle derin ki;
Biliyorum,
Hekimde bile yok, çare.
Zamanı değil diye,
Çiçekler, özgür açsın.
Kuşlar, neşe saçsın.
Kır çiçekleri, rüzgara renk açsın.
Savaş olmasın.
Dikensiz olsun sınırlar.
Silahsız olsun ordular.
Sonbaharda ölmez şair
Sarının güzelliğinde sönmez şair
Yokuş başı diye düşmez şair
Şiire dokunmazsa o zaman ölür şair




-
Eşref Trak
-
Mehmet Küçükkarahan
-
Nevzat Bilgiç
Tüm Yorumlariyi geceler. yorumunuz için teşekkür ederi. sizlerle şiir paylaşmak güzel bir duygu.
saygılarımla
eşref trak
kaleminize ve yüreğinize sağlık....
Değerli Şaire iyi geceler! ...
Artık Sakarya 'da değil, Edirne ' deyim.
Evinize esenlikler dilerim.
Saygılarla.